Hayatımızın her alanında farklılıklarıyla göze çarpan google 2013 yılında cebizimi cezbetmeye çalışacak. Uzmanlar Google’ın Android işletim sisteminin 2013 yılında en popüler ikinci yazılım olacağını söylüyor.
Yaptığı devrim gibi niteliklere geçen haftalarda cep telefonu ile tekrar merhaba diyen google hızlı büyümesini sürdürüyor.
Microsoft’ta karşı hızlı büyümesini tamamlayan google, önce google chrome ile ie’nin karşısına çıkmış daha sonra da email sistemleriyle birlikte bu rekabeti kızıştırmıştı.
Teknoloji anlamında dünyanın önce gelen firmalarında n birisi olan google son olarak yeni cep telefonları ve işletim sistemleri ile kullanıcıların karşısına çıktı. Cep telefonlarında Android işletim sistemini geliştiren ve kullanan google yapılan araştırmalar sonucunda pazarın 2013 yılında sahibi olacağına benziyor. Olacak diyoruz çünkü araştırmalar da bunu destekliyor.
IDC araştırma şirketinin raporundan derlenen bilgilere göre, 2009-2013 yılları arasında tüm dünyada 400 milyon civarında akıllı cep telefonu (Smartphone) satılacağı öngörülüyor.
Bu cihazlarda kullanılan Symbian, BlackBerry, Windows Mobile, WebOS ve Android gibi başlıca işletim sistemleri arasında geçen savaşta, rapora göre 2013 yılında Symbian liderliğini korurken Android ikinci sıraya yükselecek.
Android yüklü akıllı cep telefonlarından, 2008 yılında tüm dünyada 690 bin adet satılırken rapora göre 2013 yılında bu rakam 68 milyona yükselecek.
Android, aralarında Intel, Vodafone, Toshiba, Sony Ericsson, LG, Alcatel ve Acer gibi 47 teknoloji devinin bulunduğu Open Handset Alliance konsorsiyumu tarafından destekleniyor.
Linuxta altyazı indirme gibi bir sorununuz yok. En azından arama sorununuz yok çünkü yüklü gelen medya oynatıcısının tümleşik altyazı indirme ugulaması var. Olay şu, iki tıklama ile o an oynatılan filme uygun altyazılar listeleniyor ve sen birini seçip filmin keyfini sürmeye başlıyorsun.
Aynı senaryo windows’ta şöyle, önce google ı açıp oradan filmin adını yazıp altyazı arıyorsun. Onlarca seçenek çıkıyor birini indiriyorsun. Tamam diyorsun artık filmi izleyebilirim ama o da ne, altyaı filme uymuyor. Tekrar deniyorsun. Ya da medya oynatıcının altyazı ayarlarıyla uğraşarak durumu düzeltmeye çalışıyorsun…

Neyse ki birileri bunu görmüş ve altyazı indirmek için bir program yazmış. Siz programa filmin ismini yazıyorsunuz ve o sizin yerinize altyazı sitelerini tarayıp listeliyor. Ve siz de birini indirip izliyorsunuz.
İndir Renaissance
Ama medya player ya da bsplayer ya da vlc player her neyse bunu ubuntudaki gibi tümleşik yapsa ne güzel olur dimi…
Twitter,” Şu an ne yapıyorsun?” sorusunun cevabını diğer arkadaşlarıyla paylaşmayı seven, ya da arkadaşlarının o an için ne yaptığını merak edenlerin takip etmesine olanak sağlayan bir mini blog uygulaması. Aslında bu gereksiz bir açıklama çünkü twitter 2009 un en gözde sitesi.
Twitter hesabı olanlar için bir çok uygulama mevcut. Şimdiki tanıtacağım uygulama, Windows 7 ve Vista için hazırlanmış masaüstü aracı (gadget): tweetz.
Tweetz sayesinde hiç twitter sitesine gitmeden, site üzerinde yapabileceğiniz her şeyi anında masaüstünden yapabilirsiniz. Arkadaşlarının paylaştığı iletiler anında güncellenirken, sen de o an ne yaptığını, düşündüğünü tek tıkla paylaşabilirsin.

İndirmek ve kurmak için: Tweetz
Bir yanlışlık olmalı, Linux’ta virüs olmaz ki! Aslında genellikle öyle ama sonuçta o da insan yapımı bir işletim sistemi ve hatası olacak ve o hataları kullanacak kötü niyetli insanlar da olacaktır. Ama Linuxta genel olarak güvendesiniz. Email dolandırıcılarına ve ufak tefek internetten gelen tehlikelere karşı ise artık elinizde Linux makineler için yapılmış bir antivirüs var: ClamAV. Aslında türünde tek değil aa en başarılılarından biri.
ClamAV’ı direk sitesinden indirip kurabilir ya da dosya depolarını kullanabilirsiniz.
Pardus için direk pisiden arama yaparak kurabilir ya da sudo pisi it clamav kodunu çalıştırarak kurabilirsiniz.
Ubuntu içinse yine paket yöneticisinden arayarak kurabilirsiniz.

Blogu takip edenler bilir görsellik benim için her zaman önce gelir. Hele en son Asus Laptopumu aldıktan sonra ki kendisi canavar gibidir görsellik daha da önem kazandı, zira eskisi gibi pek fazla ram yavaşlama gibi sıkıntılarım kalmadı. Karşımda koskoca Photoshopu 2 saniyede açabilen bir canavar var J
Neyse nette gördüğüm şu dock (Türkçeye ne diye çevirsek bilemiyorum ama rıhtım diyebilirizJ ) hoşuma gitti ve paylaşmak istedim. Benzerleri var ama bu hem ücretsiz hem de masaüstünde hoş duruyor. Sizin de hoşunuza gideceğinden eminim.

İndir: Circle Dock
Nette sörf konusunda oldukça ilerde olduğumuz ortada. Nette en çok nereleri gezdiğimiz de. Hani olur ya bazen girdiğimiz sitelerden diğerlerinin haberinin olmasını istemeyiz. Bazen sadece geçmişi silerek bunlardan kurtulduğumuzu, geride iz bırakmadığımızı sanırız. Ya da kısaca, nette yürürüz izimizi belli etmeyiz.
Ama… Durum o kadar da basit değildir. Biz internette dolaşırken bilgisayar o konuda bir sürü bilgiyi kaydeder ve bu tarayıcı geçmişinden çok daha fazlasıdır. Örneğin DNS önbellek aramaları ya da daha kötüsü flaş çerezler…
Bir siteye her girdiğinizde bilgisayarınız varsayılan dns sunucusundan o sitenin adresini talep eder. Ve gelecek ziyaretlerde sitenin hızlı açılmasını sağlamak için onu bilgisayarınızın önbelleğine kaydeder (gizli moda olsanız bile).
Bu adresleri görmek için çalıştır’a şu kodu yazmanız yeterli: ipconfig /displaydns
Ve önbelleği silmek için de şu kodu çalıştırın: ipconfig /flushdns
Vee daha da kötüsü flash çerezler. Gizli izleme işleri aslında sizin nereyi dolaştığınız hakkında fazla bilgi vermeyen dns kayıtlarıyla bitmez. Daha da kötüsü flash çerezler bulunuz.Bu çerezler internette nereleri gezdiğiniz hakkında kesin bilgi verdiği gibi sizin hakkınızda çok çeşitli bilgileri de toplayıp Allah bilir nerelerde kullanır…
Bunları şu klasöre ilerleyerek görebilirsiniz: %appdata%\Macromedia\Flash Player\#SharedObjects
Şanslıyız ki bu çerezleri de görüp silmenin çok basit bir yolu var: FlashCookiesView [NirSoft] bu çerezleri bulup gösteren ve tek tıkla silmenize olanak sağlayan bir Windows aracı. Ben denedim, hangi sitelerin beni izlediğine innamadım. Çok kullanışlı bir araçmış gibi geldi bana

Ayrıca CCleaner gibi araçlarla da bu kalıntıları çerezleri temizleyebilirsiniz…
Microsoftun bir çok konuda akıllandığını (
) ve doğru yolu bulmaya başladığını bundan bir kaç sene evvelki bir yazıda bahsetmiştim. Sonuçta Microsoftun elinde çok büyük kozlar vardı ve geriye de sadece bu kozları doğru değerlendirmek kalıyordu. Bu işi de başarmaya başladılar ve son bir kaç yılda bir çok alanda bir çok gelişme gösteriler. İşletim sistemi alanında Windows 7, arama motoru alanında bing… gibi.
Ama bunlardan en önemlisi, açık kaynağa olmasa bile ücretsiz dağıttığı hizmeterin kullanımında oldu. Örneğin windows live messenger, Windows security essentials, skydrive gibi hizmetler.
Bunlar kısaca microsoftun anlayışının değiştiğini ve bunun iyi yönde ve başarılı bir hamle olduğunu gösteriyor. Bunlar arasında en son kullandığım ve hoşuma giden hizmeti webmasterlara yönelik, Windows Web Platform. Aslında daha önce bu sitede bu servisten kısaca bahsetmiştik: Bilgisayarınıza 5 dakikada Wordpress kurun!

Şimdiki bahsedeceğimiz ise Bu servise bağlı MS Seo Toolkit. Bu uygulama ile web sitenizi arama motorları için optimize edebilir, hataları görebilir ve hataları ayıklayarak da arama motorlarında daha üst sıralara tırmanabilirsiniz.
Uygulamayı buradan indirin: Free SEO Toolkit…
Bu uygulamayı kullanabilmek için Microsoft Web Platformu da kurmalısınız.
Bir zamanlar başımızın belası olan antivirüs kılıklı bir virüs programı vardı; XP Antivirüs 2008. İnternet dünyası bu programın elinden çok çekmişti. Yükselen çığlıkları şuradan hatırlarsınız; XP Antivirüs 2008. Bu öyle bir belaydı ki, bilgisayarınıza bir antivirüs programıymış gibi kendini kurdurtuyor, sahte taramayla bilgisayarınızda onlarca virüs bulup, bunları temizlemek içinse sizden para talep ediyordu. Kaldırmak istiyordunuz ama ne çare bu program bilgisayarınızın her tarafına sızarak kendini kaldırtmaktan alıkoyuyordu.
- Güvenli kipi engelliyor,
- Antivirüs Programlarını çalışmaz hale getiriyor,
- Duvar kağıdınızı değiştiriyor,
- Kötü Yazılım temizleme araçlarını bloke ediyordu.
- Hatta öyle ileri gitti ki format atsanız bile bu virüsten kurtulamıyordunuz.

Zaman geçti, kötü yazılım temizleme araçları kendini yeniledi ve bir şekilde bu beladan kurtulduk. Ama biraz daha zaman geçince bu virüs de kendini yeniledi ve adını bile değiştirerek daha da bela hale geldi. Başıma gelmez demeyin ve hazırlıklı olun. Şu yolları iyi bilin:
Bu programı kaldırmanın bir çok yolu olabilir, ama bu prgram o yolları keşfedip engellemiş olabilir. Dolayısıyla yeni yollar denemekten kendinizi alıkoymayın.
Öncelikle bu virüsün bilgisayarnıza bulaştığına emin olduğunuz anda başka programlar açmayı bırakın ve bilgisayarınızı güvenli kipte açmayı deneyin. (Bilgisayarınızın hemen açılışında F8 tuşuna basarak.) Ve bu modda kaldırmayı deneyin.
Bu işe yaramazsa , Portable edition of SUPERAntiSpyware programını edinin. Ve flash diskinizden bu programı çalıştırın.(scan). Programı kapatıp açmayın çünkü Advanced Virus Remover ne yaptığınızı anlayıp programı engelleyebilir. Sonunda bu programı temizlemiş olacaksınız ama….

Advanced Virus Remover, Super Antispyware i engellerse
Win+R tuşuna basarak ya da başlat menüsünden çalıştırı açın ve her seferinde enter’a basarak oraya şunları yazın:
taskkill /f /im winupdate86.exe
taskkill /f /im winlogon86.exe
Bu Antispyware yazılımını engeleyen zararlı uygulamayı bulup yoketmek içindir ama bu işe yaramazsa o uygulamayı manuel olarak bulup çalışmanızı durdurmanz gerekebilir. Bunun için Windows\System32 klasörüne gidin ve tuhaf dosyaların özelliklerine bakıp tahmin etmeye çalışın.
Allah başınıza vermesin ama başınıza gelip de programı bu yöntemle kaldırmayı başarırsanız iyi bir antivirüsle kalan izleri de temizlemeyi unutmayın.
Bazen öyle şifreler görüyrum ki, nerdeyse paragraf uzunluğunda, yaz yaz bitmez. Vallahi arkadaş yazarken ben yoruluyorum. Ama şifrelerin uzun ve karışık olması ancak bir yere kadar işe yarıyor. Lifehacker’da yazılan bir makale bilgisayarınızdaki kaydedilmiş şifrelerin ne kadar hacklenmeye açık olduğunu gözler önüne seriyor.
Kişisel bilgisayarınızda şifreleri tekrar tekrar girmek yerine bazı sitelerin verdiği olanakla birlikte onları hatırla diyerek o yükten kurtuluyor ve tekrar tekrar giriş yapmak zorunda kalmıyoruz. Ama bu şifreler sonuçta bilgisayarınızda biryerde depolanıyor ve geri getirmek nerdeyse bir çocuk oyuncağı.
Örneğin MessenPass programı bu tür şifreleri görebilmek için hazırlanmış bir uygulama. AIM, Windows Live Messenger, Trillian, Miranda, Google Talk, Digsby gibi uygulamaların kaydettiği şifreleri çok rahat görebiliyorsunuz.

Ya da ünlü açık kaynak mesajlaşma prgramı pidgin şifreleri direk yazı olarak kaydediyor. Hiç bir şifreleme yöntemi kullanmadan. Şifreleri görmek için yapmanız gereken %appdata%\.purple\accounts.xml dosyasını en sevdiğiniz text editörde açmak. Sonuç:

Yani işin özü bilgisayarınızı kısa süreliğine kullanma şansı olan herhani bir kötü niyetli kişi şifrelerinizi kolayca elde edebilir.
Peki ne yapabiliriz?
Lifehacker bu konuda şifreleme yazılımlarını kullanmanızı tavsiye ediyor.
Firefox kullanıyorsanız, araçlar>seçenekler yolunu takip ederek Ana parola kullan seçeneğinden en az sekiz karakterli bir şifre kullanarak etkinleştirmelisiniz.
Güvenli İnternet hepinize!
Yaklaşık üç ay önce kendime bir laptop aldım. Hatta bu aşamada yeterince linux yüklü laptop bulamadığımdan yakınmıştım (Pardus yüklü laptop istiyoruz.). Mecburen Windows yüklü bir laptop aldım. Nasıl olsa bir gün kendim linux yüklerim diye. Doğal olarak da bir antivirüs programı kurmam gerekecekti. Tam o sırada Microsoftun ücretsiz antivirüsü imdadıma yetişti (Microsoft’un küçük, ücretsiz ve yetenekli antivirüs programı.)
Hafifliği ve bilgisayarı kasmaması konusunda kesinlikle diğer eleştirilere katılıyorum. Ama güvenliği ve virüsleri yakalamadaki becerisi hakkında fikir yürütemiyordum. Çünkü, ya ben bilgisayarı çok temiz kullanıyorum hiç virüs yok, ya da bu rogram çok başarısız.
Ama kötü yazılım temizleme araçlarını testeden AV-Comparatives.org sitesi, kötü yazılımları temizlemed ve performansta, ücretsiz antivirüs programlarının en tepesine Security Essentialsı koymuş.
Bundan çıkarılacak sonuç şu: Ben bilgisayarı çok temiz kullanıyorum
Security Essentials
AV-Comparatives.org
Bilen bilir, bir zamanlar XP Antivirus 2008 diye bir baş belası vardı. İsmine bakan kendini antivirüs sanırdı da hemen kurup görürdü gününü… Sonra da bilgisayarımızdan kaldırmak için yapmadığımız kalmadı… Ben karşılaşmadım ama bunun gibi onlarca sahte antivirüs programı varmış. Eğer şu listedekilerden biri; Read more »
Linux kullanıcılarına Windowsun en büyük sorunu ne diye sorsanız, %90 ihtimalle virsler ilk sırada yer alacatır. Bence de Windowsun en büyük sorunu virüsler ve bunun sonucunda gelen yavaşlama, çökme ve nice diğer maddi manevi zararlar. Bu virüslerden kurtulmanın da tek yolu var antivirüs programları.
Çoğu ücretli olan antivirüs programlarının da ücrestsizleri pek işe yaramadığı gibi, ücretli olanlar da ya bilgisayarı kasar, ya pahalıdır… Korsan olarak etkinleştirdiğiniz ürünler de ikide bir çıkan “key blacklisted” uyarısı ile sinir kırizlerine girersiniz.
Veişte sonunda Microsoft bunların farkına varmış olacak ki kendi antivirüs programını çıkarmaya karar vermiş. Security Essentials adını alan bu program küçük boyutlu, hafif, bilgisayarı kasmayan bir özelliğe sahip ve kullanımı da oldukça basit. En küçük bir taramada bilgisayarınızda başka iş yapamaz hale getiren diğer antivirüslerin aksine bilgisayarınızı hiç kasmaz. Bir kaç adımda kurabileceğiniz kadar da basittir.

Security Essentials ilk izlenimlerden sonra herkesten olumlu not aldı. Ama bunun antivirüs şirketleri tarafından nasıl karşılanacağı merak konusu. Bu iş çok daha kuvvetli virüslerin doğmasına bile sebeb olabilir doğrusu
Neyse hayırlısı olsun deyip konuyu kapatalım.
Security Essentials antivirüsprogramını orijinal windows işletim sistemi kullanan herkes buradan indirip kullanmaya başlayabilir: Security Essentials

Deskhedron
Geçenlerde Ubuntu kurduğumu ve beni en çok etkileyen yönünün görsel efektler olduğunu söylemiştim. Ve bu efektleri sağlayan program da compiz fusion adında bir uygulama. Bu ayrı ve uzun bir yazının konusu. Gelelim işin windows tarafına. Ulan, dedim kendi kendime, ben de bu teknolojiden birazcık anlıyorsam bu compizin windows versiyonunu da yapmışlardır. Küçük bir araştırma, sonuç evet. Aynı efektleri windows ta da vermek mümkün.
1. Küp şeklinde masaüstü (Nasıl ifade edeceğimi bilemedim kusura bakmayın:) : Küçücük bir programla compiz fusionun bu özelliğini xp nize uyarlayabilirsiniz. Programın adı DeskHedron.
Programı buradan indirin: DeskHedron
Kurulum ve kullanım: Zip dosyasını açın ve deskhedron.exe yi çalıştırın. Görev çubuğunun sağ tarafında ikonumuz belirecek. Ve buna her tıkladığımızda compiz fusion efektini göreceksiniz. Yalnız bu iki boyutlu olacak. Tam bir küp şeklinde görmek için ikona sağ tıklayıp Desktop+ ya tıklayarak masaüstü ekleyin. Sayı 4 olduğunda resimdeki küp şeklindeki masaüstünüze kavuşacaksınız.

Deskhedron
2. Kayan Pencereler: Birbiri ardına sıralanmış ve kayan pencereler. Buradan Winflip programını indirin ve aynı şekilde çalıştırın. Efekleri görmek için de Windows + Tab tuşunu kullanın.

Winflip
Sıra geldi kişisel tercihere. Bu tür programları kurup kullanmayı kesinlikle sevmem. Fazladan çalışan her program sinirimi bozar benim. Ama sıkıcı zamanlarda vakit harcamak için ya da eğlenmek için belki işe yarayabilir.

Panda Cloud Antivirus
Panda ücretsiz bir antivirüs çıkarmış, tam da kasperskynin keyi kara listeye düştüğü zamanda. Hemen atladık tabii. Sitesindeki video etkileyici, ingilizce bloglardaki tanıtımlar ikna edici, hazır antivirüs programına da ihtiyacımız var…
Hafif, gerçek zamanlı, güncelleme derdi yokmuş, (nasıl oluyor anlamasım ama). Kurup unutacakmışız, sitesinde öyle yazıyor. İşte programın sitesi, indirip kurun. Şimdilik ve her zaman ücretsizmiş:
Panda Cloud Antivirus
Gördüğünüz gibi bu aralar windowsla ilgili şeyleri pek umursamadan yazıyorum, kendimi ubuntuya fena kaptırmışım.

Eğer bilgisayarınız yavaşlamaya başladıysa bunun birçok sebebi vardır ama en büyük sebebi genelde bilgisayarınıza ve size karşı hiç de iyi niyetler beslemeyen malware yani kötü amaçlı yazılımlardır. Bunların çoğunu antivirüs programlarıyla silebilirsiniz bir çoğunu temizleyemezsiniz. Bu gibi durumlarda boyutu küçüm ama işlevi büyük programcıklar imdadınıza yetişir. İşte bunların en iyi 5 tanesi:
- Spybot Search & Destroy (Windows, Freeware)
- SUPERAntiSpyware (Windows, $30)
- ComboFix (Windows, Freeware)
- Malwarebytes’ Anti-Malware (Windows, $25)
- HijackThis (Windows, Freeware)
Listeyi hazırlayan lifehacker, burayı ziyaret ederek ankete katılabilirsiniz.