Category: Ubuntu

Linux için Antivirüs Programı!

By Ümit, 22 Ocak 2010

Bir yanlışlık olmalı, Linux’ta virüs olmaz ki! Aslında genellikle öyle ama sonuçta o da insan yapımı bir işletim sistemi ve hatası olacak ve o hataları kullanacak kötü niyetli insanlar da olacaktır. Ama Linuxta genel olarak güvendesiniz. Email dolandırıcılarına ve ufak tefek internetten gelen tehlikelere karşı ise artık elinizde Linux makineler için yapılmış bir antivirüs var: ClamAV. Aslında türünde tek değil aa en başarılılarından biri.

ClamAV’ı direk sitesinden indirip kurabilir ya da dosya depolarını kullanabilirsiniz.

Pardus için direk pisiden arama yaparak kurabilir ya da sudo pisi it clamav kodunu çalıştırarak kurabilirsiniz.

Ubuntu içinse yine paket yöneticisinden arayarak kurabilirsiniz.

XP değil Ubuntu

By Ümit, 01 Ocak 2010

Windows işletim sistemlerinin kırılması, korsanının çıkarılması alışık olduğumuz durumlar. Ama bu seferki durum birazcık farklı. Çinli korsan kardeşlerimiz işi biraz daha ileriye götürerek, Ubuntu XP çıkarmışlar. Yani XP görünümlü ve XP nin bir çok fonksiyonunu yerine getiren Ubuntu tabanlı bir işletim sistemi. Son günlerde kullandığım amiyane tabirle; beş beş…

İşletim Sisteminin adı Ylmf OS. Ve çeşitli açık kaynak programlarla birlikte geliyor (doğal olarak). İşin üzücü tarafı ise bu sistemin çince olması.

Ben sistemi kulanmadığım için ubuntunun temalandırılmış halinden ne farkı olabileceğini bilemiyorum. Ama ingilizcesi çıksa kullanmak isterdim. Yok benim çincem var ben denerim diyorsanız buradan buyrun: http://ylmf.org/download

Ubuntu’da ters videoyu düzeltme

By Ümit, 29 Haziran 2009

Geçenlerde arkadaşlar komik bir video çekmişler bana geldiler ve youtube a yüklemek istediklerini söylediler. Ama fotografçılıkta da yapılan o makinayı dik tutup çekme olayını videoya da uyarlamışlar ve videoyu çalarken 90 derece eğik izlemek zorunda kalmışlar. Bu şekilde de yüklemek olmaz deyip bana sordular.

Küçük bir sorun ama çözüm bilinmediği zaman cansıkıcı olabiliyor. Bunu ubuntuda yapmak oldukça kolaymış. Şu şekilde;

Avidemux isimli ücretsiz video düzenleyici programı kuruyoruz. Sözkonusu yamuk videoyu bu programla açıyoruz. Hemen sol taraftaki açılır menüden formatı seçip, süzgeçler kısmına geçiyoruz ve rotate süzgecini seçip, 90 dereceye ayarlıyoruz. Sonra videoyu kaydediyoruz. Hepsi bu kadar.

Ekran Görüntüsü-1

Yüzde yüz Linuxlu

By Ümit, 06 Haziran 2009

ubuntu-logo1Blogu arada bir okuyanlar linuxu tecrübe etmeye başlayalı çok uzun zaman olmadığını bilirler. Ama linux konusunda kısa zamanda sanırım çok uzun mesafe kaydetmiş olacağım ki artık windowsa hiç ihtiyaç duymayacak noktaya geldim.

Linuxa geçme konusunda en büyük engel alışkanlıklar. Benim de aynen öyle oldu. Vazgeçemediğim bir kaç program yüzünden bu geçişi uzattım.

Linux maceram, ubuntu 8.04 dü sitelerinden sipariş etmemle başladı. İnanmazsınız cd üç günde elimdeydi. Öncelikle beni büyüleyen buydu. İlk olduğumu anlayıp kıyak mı yaptılar diye düşündüğüm olmuştur. Kurduğum da bu yeni işletim sistemine pek alışamamıştım. Buradan hatırarsınız; Ve sonunda Ubuntu’ya geçtim! ,Ubuntu hakkında ilk izlenimlerim!

Bir süre denedikten sonra Pardusa da bir şans vermeye karar verdim. Pardusa yerli malı olması nedeniyle gönül bağımız vardı ama üzülerek gördüm ki henüz ubuntu ile yarışacak düzeyde değildi. Bu geçen seneki sürümü o yüzden üzerinizde olumsuz etki bırakmaya zira pardusun yeni sürümü gümbür gümbür gelmekte :)

Tüm bu süreç içinde bilgisayarımda iki işletim sistemi aynı anda kuruluydu. Yani bir ayağım hep windowstaydı. Bu yüzden de her bilgisayarı açtığımda acaba hangisini açsam diye düşünmek sinir bozucuydu.

Ama geçenlerde farkettim ki ben artık windowsu (windows 7) hiç kullanmıyorum. Öyleyse neden bilgisayarımda tutayım dedim bir güzel sildim. Şu anda Bilgisayarımda bir tek ubuntu kurulu ve windows artık aklıma bile düşmüyor. Eğer sistemi değiştirmeye karar verirsem de tek adayım var; Pardus.

Darısı başınıza!

Linux’ta feeddemon yok!

By Ümit, 16 Mayıs 2009

feeddemon_logoBlogcuysanız rss olayını bilirsiniz ve rss akışlarını takip ediyorsanız bunun için en iyi programın feeddemon olduğunu da bilirsiniz. EEE, blogcuysanız kesin linuxu ve özgür yazılımı da seversiniz. Ama linux da feeddemon’ı bulamayınca üzülmüşsünüzdür muhakkak.

Ben aradım, linuxta feeddemon ya da newsgator rss listelerini okuyan bir program bulamadım. Liferea denilen bir rss okuyucu denedim. Feeddemonun yerini tutmaz ama kullanayım dedim. Ama o kadar rss akışını tekrar listelemek eklemek zor.

Sonra gördüm ki bu program Google reader destekliyor. Güzel özellik ama ben google reader kullanmam ki. Böyle düşünürken mızmızlana mızmızlana abonelikleri google reader’a taşımaya karar verdim. Bunu yapmak çok zor olmadı çünkü google amca çok basit adımlarla anlatmış:

  • Önce newsgator.com dan giriş yapıyoruz.
  • Settings’e tıklıyoruz.
  • Edit Locations sekmesinden ilk opml yazan yere tıklayıp
  • Expose OPML to all users (clearing this option will make the OPML accessible only to you) burayı işaretleyip kaydediyoruz.
  • Sonra geri dönüp yine ilk opml ye tıklayıp, oradaki linke sağ tıklayıp farklı kaydediyoruz.

Sonra Google reader ayarlar> içe/dışa aktar yolundan dosyamızı bulup yüklüyoruz.

İşlem tamam. Ama asıl mesele bu opml denilen hadise tüm okuyucular için geçerliymiş. Buna liferea da dahil. Yani ben sol kulağımı sağ  elimle başımın üzerinden tutmaya çalışıyormuşum.

Yapmam gereken şuymuş: Newsgator‘dan indirdiğim o opml dosyasını direk olarak Haber kaynak listesini içeri aktar seçeneğinden, ki Abonelikler sekmesi altında, aktarmakmış.

Tüm bunlara neden mi katlanıyorum, bu feeddemon denilen meret zaten ücretsiz değil mi? Benim derdim feeddemonla değil, windowsla. Tamamen linuxa geçmek için çabalıyorum ve buna çok yakınım. Tüm uğraşlar özgürlük için anlayacağınız :)

Ubuntu için en iyi Live Messenger alternatifleri

By Ümit, 30 Nisan 2009

Şahsen bilgisayarda öyle çok fazla program kullanan biri değilim, o yüzden linuxa geçmek benim için hiç de zor değil. Ama bazı alışkanlıklar varki bazen bunu zorlaştırabiliyor. Msn alışkanlığı da bunlardan biri. Ama  bu özlemi azaltacak çok fazla alternatif var, orijinalinin yerini tutmasa da gelecek için ümit veriyorlar. İşte benim denediklerim.

En iyi msn alternatifleri

En iyi msn alternatifleri

aMsn: Sadece msn i çalıştıran bu program bazı özellikleriyle diğerlerinden öne geçiyor. İşte özellikleri:

  • Çevrimdığı Mesajlaşma
  • Ses Klibi Gönderme
  • Resim Gösterme
  • Web Cam gönderme alma
  • Dosya Transferi
  • Çoklu oturum
  • Titreşim gönderme

Emesene: Tasarım olarak en iyisi. Geliştirilen son sürümü ile ümit veriyor ama bu sürüm henüz ubuntu deposunda yok. İşte emesene nin özellikleri:

  • Titreşim
  • Çoklu Oturum
  • Gülücükler
  • Çevrimdışı mesajlaşma
  • Son sürümünde web cam gönderme ve alma özelliği de eklenmiş.

Pidgin: Ubuntuda varsayılan mesajlaşma programı olarakgeliyor, dolayısıyla tekrar kurmanıza gerek yok. Hemen hemen bütün sitelerin ani mesajlaşma sistemlerini destekliyor, yani yahoo, aol, msn, google talk hesaplarınızla giriş yapıp sohbet edebilirsiniz. Ama pek fazla özelliği yok.

Galaxium: Henüz yeni geliştirilen ve depoda olmayanlardan ama en çok umit vaadedenlerden. Buradan indirip kurabilirsini:

http://code.google.com/p/galaxium/

Favorim emesene ama aMSN kullanıyorum. Web cam desteğinden dolayı.

Ubuntu için en iyi oyunlar

By Ümit, 28 Nisan 2009

Linuxa geçmek istemeyenlerin en büyük bahanesi oyunlardır. Linuxun bu konuda çok zatıf olduğunu, özellikle savaş oyunları olmak üzere görselliği gelişmiş üst düzey oyunları desteklemediğini söylerler. Bugüne kadar hak veriyordum, ama artık bence bahaneleri kalmayacak. Oyundan pek anlamam ama nette sörf yaparken bir tane ubuntu oyunu indirdim ve beğendim. Ve diğerlerini de araştırmaya karar verdim. İşte ubuntu için savaş strateji oyunları:
savage2_07032601a_1174875234
Glest: Glest, XML ve dahili araçları kullanılarak tamamen düzenlenebilen, gerçek zamanlı ve 3 boyutlu bir strateji oyunu.

Nexuiz: Nexuiz, oldukça gelişmiş, Quake tarzı, çoklu oyuncu destekli bir FPS oyunu. Mod türetimine uygun olarak tasarlandı.

AssaultCube: Bu benim indirip kurduğum oyun. Boyut olarak çok büyük değil. O yüzden en az gelişmişleri diye düşünüyorum, bu oyun bu kadarsa diğerleri daha güzeldir diye düşünüyorum. AssaultCube, Wouter van Oortmerssen\’in Cube isimli FPS oyununun dönüştürülmüş halidir. Oyun motorunun izin verdiği ölçüde gerçekçi bir ortamda hızlı ve rekabet üzerine kurulu bir oyun. Çoklu takım oyunu ile olabildiğince zevkli bir oyun haline dönüşmekte.

Tremulous: İnsanların ve uzaylıların olduğu iki grup arasında savaşı konu alan bir FPS oyunu. Kurmak için uçbirime:

sudo apt-get install -y tremulous

yazmanız yeterli.

Battle for Wesnoth: Fantezi temalı strateji oyunu. Kurmak için:

sudo apt-get install wesnoth -s

Oyun oynamayı pek sevmem ama amaç linuxta da oynanmayı bekleyen onlarca oyunun olduğunu belirtmek. Bunlar sadece birkaçı, devamını internet denizinden bulabilirsiniz, rastgele.

Ubuntu’yu kurdum, şimdi ne yapayım?

By Ümit, 28 Nisan 2009

Uzun süren içsel kavgalar ve bizim gibi blogculardan gelen baskılar sonunda meyvesini verdi ve ubuntuyu kurdunuz. Şimdi ne yapacağım diye mi düşünüyorsunuz? Benim kısa süren tecrübelerim sonunda yapılması gereken birkaç şey keşfettim. İşte bunlar:

ubuntu-masaustu

Güncellemeyi Kapatın, bir süreliğine: Ubuntu da tecrübe ettiğim kadarıyla güncellemeler bitmiyor, zırt pırt güncelleme çıkıyor ve uyarı geliyor. Bu ruh sağlığı açısından sinir bozucu olabildiği gibi sisteminizin bir süre sonra kafa karışıklığı yaşamasına sebeb olabiliryor. Ubuntu 8.04 tecrübelerim bu yönde… O yüzden ben ubuntu 9.04 te direk güncelleştirmeleri kapattım.

Unrar’ı kurun: Rar uzantılı dosyalar nerdeyse hayatımızın vazgeçilmez parçası, biraz abarttım, o yüzden sıkça sinir bozucu durumlara düşmemek için paket yöneticisine unrar yazıp arayarak bu programı kurun. Diğer uzantıları, zip gibi açan bir programzaten yüklü olduğundan sorun çıkmıyor.

Emesene Kurun: Live messenger kullanmayanınız çok az, hatta yoktur. Ve ubuntuda live messengeri aratmayacak bir çok program var. Pidgin zaten kurulu olarak geliyor, uyygulamalar >internet yolundan ulaşabilirsiniz. Ama live messenger özleminizi yok edecek gerçek program emesene dir bence. Kurmak için Synaptic Paket yöneticisini açmanız ve arama özelliğini kullanmanız yeterli. Oraya şu yoldan gidebilirsiniz: Sistem > Yönetim > Synaptic Paket Yöneticisi.

Temayı değiştirin: Windowsa alışık birinin ubuntunun görselliğine alışması zaman alabilir. Ama tema ve duvar kağıtlarıyla uğraşarak ubuntuyu keşfedebilir windowsa benzetebilirsiniz. Bunun için masaüstünde sağ tıklayıp temalar sekmesine gözatabilirsiniz. Eğer oradaki temaları yeterli bulmadıysanız internette, gnome-look.org, bir sürü var.

Görsel efektleri etkinleştirin: Eğer windowsun, özellikle vistanın aero özelliğine hastaysanız bir de ubuntunun efektlerine bakın. Ki bu varsayılan olarakk gelen efektler. Ben çok sevdim. Bu özelliği, Masaüstü > Masaüstü artalanını değiştir > Görsel efektler yolunu izleyerek ekstra seçeneğini işaretleyin ve keyfini sürün.

Panellerle uğraşın: Ubuntunun kişiselleştirilebilir ve esnek olma sınırını ki yok öyle bir sınır, keşfedebilmek için masaüstünden başlamanızı öneririm. Paneller de başlamak için güzel bir yer. Panel, masaüstündeki menüler butonların olduğu bölüm ve istediğiniz sayıda ekleyip, istediğiniz menüleri oluşturabilirsiniz. Bu konuda sınız sizsiniz. :) Örneğin, windowstakine benzer bir başlat menüsü ya da vistadaki gibi bir gadget alanı oluşturabilirsiniz.

İhtiyacınız olan programları kurun: İhtiyaçlarınızı belirleyin ve Synaptic Paket Yöneticisinin yolunu tutun. Ve arama tuşunu kullanarak programlarınızı kurun. Bunun için internet bağlantısı şart. Ben mesela, Lifearea Rss okuyucusunu, gFTP ftp programını, kurdum. Bana bunlar yetiyor :)

İlk keşfetme için bu kadar yeter sanırım. Artık windowstan yavaş yavaş uzaklaşmaya ve unutmaya hazırsınız. Hadi hayırlı olsun!


“Seni seviyorum ubuntu!” diyesim geliyor!

By Ümit, 26 Nisan 2009

logo_ubuntuUzun bir aradan sonra ubuntu’nun da yeni versiyonunun çıkması münasebetiyle bir kurayım dedim ve indirip kurdum. İndirme süreci sancılıydı, iki kere, hatta iki buçuk kere indirmek zorunda kaldım. İki kere cdya yazdırdım ve g/ç hatası denilen hatayı verdi. Hatanın ne olduğunu bilmediğim için araştırma yaptım ama alakasız şeyler çıktı.

Sorun benim tekrar tekrar kullanmaya çalıştığım rewritable, yani tekrar yazılbilir, cd den kaynaklanıyormuş. Yeni bir cd alıp yazdırdıktan sonra kuruluma geçtim, çok önceden ubuntu ve pardus deneyimleri için hazırladığım harddiskin d bölmesine kurdum.

Kurulum hiç zor olmadı yaklaşık 10 dk da tamamlandı ve ubuntu 9.04 ün test sürüşüne başladım. İlk işim direk güncellemeleri kapatmak oldu ki artık tecrübeli bir linux kullanıcısı sayılırım, bu güncelleştirmelerin baş ağrıttığını ve sistemi bozduğunu bilirim.

Sonra tema ile ilgili çalışmalara geldi sıra. İşte ubuntuda en çok sevdiğim safha. Efekler ve tema kurulumları arka plan seçimi. Ve müzik Çalar tabii ki. Bir anda 20000 şarkıyı listeye ekledim ve banamısın bile demedi. MediaPlayer ya da winamp olsa bilgisayar çoktan donardı diye düşündüm.

Ama asıl bu başlığı atmamın sebebi, efekleri. Ubuntudaki görüntü efektleri insanın içini gıdıklıyor, aşıkımsı bir his yaşatıyor. Eğer henüz linux tecrübesi yaşamadıysanız Ubuntu veya Pardus’tan başlayın derim.

OfficeFolders theme by Themocracy

Submit your linkClose