Category: Haberler

Google’nin ucuz interneti

By Yonetmen, 12 Şubat 2010

Google test olarak ucuz internet vereceğini açıklaması tekeli elinde bulunduranları düşündürmeye başladı.

Şimdilik okyanus ötesinde yapılacak gibi görünse de ülkemizde de bu girişimler olabilecek mi ? bakacağız.

Başka TTnet olmak üzere çok fazla fiyata interneti veren onlarca kuruluş var. Uydu netlerin gelişmemiş olması bu imkanları kısıtlı hale getiriyor. Doğal olarakta fiyatların yüksek olmasına sebep oluyor. Peki google bu uygulamayı Türkiye’de yaparsa işler nasıl olur?

Ben şahsım adına bulunduğum tarife ve şirketleri bırakıp geçmeyi düşünürüm.  Bakalım tepkiler nasıl gelecek…

Gazetelere düşen haberler şu şekilde;

Olay gelişme: Evet; sonunda Google internet hizmeti de sunacak… Ama bakın nasıl sunacak…

Google yarım milyon insan için süper hızlı internet bağlantısı altyapısı kurma kararı aldığını açıkladı.

Bu karar Amerika Birleşik Devletleri’nde telekomünikasyon şirketlerinin internet üzerindeki kontrolüne bir darbe vuracak. ABD’deki büyük internet servis sağlayıcılardan olan AT&T ve Verizon, altyapı kontrolünü tamamen ellerinde tutmak için Google’ın tüketicilere istediği özgürlükleri vermemekte inatçı davranıyordu.

Bu devlerden tüketicilerin internet uygulamalarını kullanmasına izin vermesini isteyen Google, sonuçta bu internet uygulamalarının altyapıya yük bindirmeden çalışabileceğini göstermek için test hizmeti sunmaya karar verdi. Ülke çapında bir ağ kurmayacak olan Google, rekabetçi bir fiyat ile 50.000 ila 500.000 insana hizmet verecek bir deneme hizmeti sunacağını açıkladı.

Google ile ucuz internet devri!

Bu ağ Google’ın yüksek bantgenişliği gerektiren karmaşık uygulamaları performanstan ödün vermeden çalıştırma gösterisi olacak.

Google’ın sunacağı internet hizmeti rakipleri terletecek kadar ucuz ve 100 kata kadar daha hızlı olacak. Bu konuda bilgi veren Google, özellikle teknik olarak nelerin mümkün olduğunu sergilemek istiyor.

Google bu ağ sayesinde bir doktorun uzaktaki hastasını muayene ederken, 3D tıbbi görüntüleri inceleyebileceği, öğrencilerin nerede olurlarsa olsunlar 3D sınıflarda derse katılabileceği ve HD kalitede filmlerin çok hızlı indirilebileceği bir internet istiyor.

Google ilgilenen eyalet ve şehirlerin 26 Mart’a kadar başvuruda bulunabileceğini belirtti. Google’ın bu hamlesi, Amerika’daki servis sağlayıcıları çok ciddi altyapı yatırımları yapmaya, fiyatları düşürüp, hızları arttırmaya zorlayacak gibi görünüyor.

Test olarak kalır mı? Yoksa bir gün…

Analizcilere göre Google’ın rekabeti ülke çapına yayılırsa toplamda diğer servis sağlayıcılarla rekabetin maliyeti yüzlerce milyar doları bulabilir.

İşte bu yüzden Google’ın bu hizmeti çok geniş çaplı sunacağı düşünülmüyor. Ancak Google’ın daha önce bunun benzerini kablosuz ağlarda da yaptığını, Google’ın hizmeti yüksek maliyet yüzünden sürdürülmediğinde bile kablosuz genişbant internette bir atılım gerçekleştiğini hatırlamak gerekiyor. Daha önce bütün San Fransisco şehrine bedava kablosuz internet sunmaya çalışan şirket, bunu bir yıl sonra sona erdirmişti. Ama en azından kendi üssünün yer aldığı San Francisco Mountain View bölgesinde sunmaya devam etmişti.

Sonuçta servis sağlayıcılar ücretsiz olmasa da Google’ın açtığı yoldan ilerlemişti ve imkanlar genişlemişti. Bu sefer Google’ın sunacağı 1 Gbps internet hızıyla sabit kablolu altyapıda büyük bir atılım gerçekleşmesi bekleniyor.

Yeni Open Office’e hazır olun

By Yonetmen, 12 Şubat 2010

İlk bilgisayarımı aldığımda sene 1997 idi. Ozaman txt dosyası ile sadece yazılar hazırlarken bir süre sonra wordü tam anlamıyla kavramaya başladık. Aradan yıllar geçtikçe ikilemde kalıyor, linux mu windows mu kuralım diye tereddütler yaşıyorduk. Özellikle gençliğimin başlangıcı olan o yıllarda linux’u bulmak çok zordu. Şehir hem küçük hemde bilgisayarla tanışmaları 1999 yılının sonuna doğru oluyordu.

Tüm bunlar devam ederken aradan geçen zaman içerisinde open office ile tanıştık. Baktığımızda word exel felan gibi çalışmalarımızın hemen hemen hepsini yapıyordu. Hemde ücretsiz bir şekilde. İnsanları ücretsiz yazılımlara yönlendirmelerin çok etkili olduğu bir dönemde bizim de open office ile tanışmamız rastlantı sayesinde olmuştu.

Ücretsiz olması ilgi çekiyordu. Kimisi “Olmaz microsoft’un yerini tutmaz” gibi kelimeler üretiyordu.

Gelinen noktada dediğim olayların üzerinden tam 12 -13 yıl geçmiş.  Bu süre zarfında teknoloji çok ilerledi. Bu tür hurafeler de geride kaldı. Bugün gelinen noktada open office çok güzel işler çıkarmanıza yardımcı oluyor. Hiç bir problem yaratmaması en büyük kaynağı.

Tüm bunlara değinirken open office’nin bir yeni sürümünün çıktığı haberleri geldi.  İşte sürüm haberi ve yeniliklerden bazı notlar.

Bedava Office alternatifi OpenOffice yeni sürümüyle yüksek performans vaat ediyor. Ücretsiz ofis paketi OpenOffice yeni sürümü final aşamasına ulaştı. 3.2 nolu sürümde başlangıç süresinin kısalmış olmasıyla birlikte artık OpenOffice ile düzenleme, yazma ve hesaplama çok daha eğlenceli. Yayımlanan sürüm notlarına göre Microsoft Office dokümanlarının aktarılması da belirgin derecede iyileştirildi. Ayrıca yeni sürüm itibariyle metin programı Writer, bir dokümanı düzenlerken otomatik düzeltme seçeneklerine eklenen terimleri hatırlayabiliyor. Bunun dışında tablo hesaplama programı Calc da yenilikler sunuyor: Profesyonel veri işlemcileri ve sayılarla çokça uğraşanlar gelişmiş otomatik doldurma fonksiyonlarının yanında istatistikî özelliklerdeki iyileştirmelere de sevinecek.

4G’ler yolda

By Yonetmen, 09 Şubat 2010

3 G’nin çıkmasıyla çalkalanan piyasalar şimdi 4 G’ye hazırlanıyor. Bir çok firma bunun için çalışmasını yaparken sonucu en çok merakla beklenen firma ise yine Apple oldu.

Milliyette çıkan bir haberde bu merak daha da katlandı. Çünkü fotoğrafı verilen alet 4 G olarak iddia ediliyordu. Milliyet’te başka kaynaklara dayandırarak yazdığı haberde 4 G’nin ilk kez Apple Iphone ile piyasada olacağına işaret ediyordu.

Herkesin beklentisi de Apple’nin böyle bir teknoloji ilk çıkaran firma olmasıydı. Fakat zamanın daha erken olması insanlarda şaşkınlık yarattı.

Fotoğrafta 4 G’yi anlatan bir takım ipuçları olduğu iddia ediliyordu. Gerçekten 4 G’mi değil mi bilinmez ama her yeniliğe açık olmak gerektiği doğru bir tespit olacaktır.

Milliyet’in gösterdiği fotoğraf burada.

Ama ne kadar gerçek bilinmiyor.

Bu gelişmeler yaşanırken diğer taraftanda firmalar boş durmuyor. Bazı firmaların yine 4 G’yi 2010 yılı içerisinde tanıtacağı söyleniyor. Yayınlanan haberlerde bunu destekliyor. O haberlerden bir tanesinde ;

“Hızlı mobil veri aktarım hizmeti Long Term Evoluiton (LTE) kitle pazarına doğru adım atıyor: Barselona’da gerçekleşecek MWC etkinliğinde yeni teknolojiyi kullanan ilk cep telefonunun gösterilmesi bekleniyor.

LTE prototipi Japon şebeke operatörü NTT DoCoMo tarafından tanıtılacak. 4G olarak da tanımlanan şebeke standardı 100 Mbit/s gönderme hızına ulaşabilecek ve şimdiye kadarki UMTS ve HSPA standardının yerine geçecek.

NTT DoCoMo, Barselona’daki etkinlikte LTE cep telefonuyla HD çözünürlüğünde video aktarımı yapılışını gösterecek. Cihazda NTT, NEC, Fujitsu ve Panasonic’in beraber geliştirdiği bir yonga kullanılıyor. NTT önümüzdeki beş sene içerisinde LTE ağ yapılandırmasına toplam 2,4 ila 3,2 milyar Euro arasında yatırım yapacak.

LG ve Ericsson da durmuyor
LG’nin ilk LTE cep telefonlarının bu sene içerisinde piyasaya çıkması bekleniyor. Ericsson ise LTE cihazlarını temeli olacak olan M700 platformunu geliştirdi. Firma da 2010′da ilk LTE cep telefonlarını sunmayı planlıyor.” deniyor.

Hal böyle olurken 3 G’nin papucunun erken dama atılacağı da kaçınılmaz gerçekler arasında yer alıyor.

Motorola Yeni Bir Google Telefonu Geliştiriyor!

By Ümit, 28 Ocak 2010

Google Nexus One telefonunu çıkarlı henüz bir ay bile olmadan ikinci bir telefon için kolları sıvamış. Bu kez ortak Motorola. Nexus One ın Google için çok büyük bir hayal kırıklığı oldu. Ama yeni adımın bu kadar çabuk olacağını kimse ummazdı.

Haberi thestreet kanalıyla mashable veriyor.

Ve Karşınızda Apple IPAD

By Yonetmen, 28 Ocak 2010

1990′ların başında ülkemize yerleşen bilgisayar kültürü aradan geçen senelerde yerini çok daha fazla yeniliklere bıraktı.

Laptop, cep bilgisayarı derken apple’in çıkardığı müthiş buluş piyasaları alt üst edecek gibi.

Uzun zamandır dedikodusu yapılan bu cihaz birkaç gün önce nihayet gündeme oturdu. Apple’ın patronu Steve Jobs’un da katılımıyla San Francisco’da gerçekleşen tanıtıma basın ve medyanın ilgisi büyük oldu.

Konuyla ilgili açıklamalar yapan Steve Jobs, önce Apple’ın geçmişinden bugüne ürün yelpazesini sahneye yansıtırken, sonunda merakla beklenen tablet bilgisayarını kamuoyuna gösterdi. İlginin yoğun olduğu toplantıda bundan sonraki bilgisayar üreticileri nasıl bir atak yapacak merakla bekleniyor.

0.5 inç inceliğinde  olan Apple iPad’in ağırlığı 600 gramı geçmiyor. 9.7 inç’lik bir ekrana sahip olan iPad, tamamen multi-touch yani çoklu dokunmatik ekran teknolojisinden faydalanıyor ve dokunmatik teknolojisinde bir adım daha ileriye gidiyor. 16 GB’lık dahili hafızaya sahip olan iPad’in hafızası 64 GB’a kadar da yükseltilebiliyor. 1 GHz Apple A4 işlemciye sahip olan cihaz, Bluetooth 2.1 teknolojisini de kullanıyor. Pusulası bulunan ve dahili mikrofon ve hoparlörüyle de dikkat çeken iPad’de birçok uygulama da kullanılabiliyor.

Tüm bunları okudunuz sanırım daha da heyecanlandınız. Gerçekten heyecanlanmayacak gibi değil. Apple’ın Mac bilgisayarlarını her gün kullanan birisi olarak kalitesinden ödün vermeyeceğine adım gibi eminim.

Yeni çıkan bu bilgisayarda özellikler saymakla bitmiyor.  iPad ile kitap okuma keyfi bir başka iPad’le birlikte iBooks servisini de kullanıcılarına duyuran Jobs, internet üzerinden tıpkı raftan kitap seçer gibi iBooks portalı üzerinden kitap alınabileceğini ve kullanıcıların bundan böyle iPad üzerinden kitap okuyabileceğini dile getirdi.

Kitapları okurken (animasyon efektiyle gerçek kitap sayfasını çevirir gibi) güzellikleri yaşayacaksınız.  USB bağlantısıyla iPhone ve iPod’larda olduğu gibi bilgisayara bağlanacak olan iPad, WiFi ve 3G bağlantı teknolojilerini de destekliyor.

iPad’lerin fiyatı ne olacak iPad’ler 16, 32 ve 64 GB’lık modelleriyle kullanıcılara sunulacak 3G bağlantısı da fiyatı etkileyen önemli bir faktör olacak. İşte iPad fiyat listesi: 16 GB 32 GB 64 GB WiFi 499 dolar 599 dolar 699 dolar WiFi + 3G 629 dolar 729 dolar 829 dolar iPad’ler ne zaman satışa sunulacak WiFi teknolojili iPad’ler 60 gün sonra, 3G teknolojisini destekleyen iPad modelleri ise 90 gün sonra dünya genelinde satışa sunulacak.

Google, Adsense Yayıncılarının Payını Azaltıyor!

By Ümit, 25 Ocak 2010

Adsense’ten para kazananınız var mı bilmiyorum ama bu haber blogcuları üzecek. Çünkü Digital Inspiration’da çıkan bir yazıya göre google adsense yayıncılarına verdiği payda bir indirime gidiyor.

Şöyle de bir şey var, google zaten daha önce yayıncılara kazandığının ne kadarını verdiğini açıklamamıştı. Yani indirime gittiğini nerden bileceğiz ya da bu indirim ne kadar olacak?

Aslına bakarsanız bu sorular beni pek ilgilendirmiyor, çünkü adsense kazandırmıyor bana :) Ama bunun da bir açıklaması var elbet. Şu grafiğe bakarak konuyu kavrayabilir ya da şu linkten detayları okuyabilirsiniz:

Q1 ‘09 Q2 ‘09 Q3 ‘09 Q4 ‘09
What Google earned from AdSense (in billion) $1.64 $1.68 $1.80 $2.04
What Google paid to AdSense publishers (in billion) $1.23 $1.24 $1.33 $1.47
Percentage share of AdSense Publishers 75.0% 73.8% 73.9% 72.1%

Google is Reducing Share of AdSense Publishers

Beynin En Fazla 150 Arkadaşı Olur!

By Ümit, 25 Ocak 2010

İngiliz antropolog Robin Dunbara göre bir insanın sahip olabileceği en fazla arkadaş 150. Yani fazlası ile beyin başedemiyor. Şaşırtıcı olan ise bunun facebook ile de özdeşleştirilmesi ve facebook verilerinin de bunu doğrulaması. Eğer facebook arkadaşlarıyla böbürlenen arkadaşınız varsa bu sayfayı gösterebilirsiniz onlara :)

İnternet Sansürlerine Haritalı Protesto!

By Ümit, 25 Ocak 2010

Türkler bazı yönleri ile dünyaca ünlü bloglarda çokça anılan bir ırk oldu. :) İlk önce techcrunch.com da facebook ve friendfeedi ne kadar çok kullandığımızla ilgili konu olduk şimdi de internet sansürüne verdiğimiz tepki ile readwriteweb de… Sesimizi birilerine duyurma konusunda epey yol katetmişiz anlaşılan. Umarım bir gün de kendi girişimlerimizdebaşarılı olmayı öğreniriz de başkaları bize seslerini duyurmaya çalışır. Ne dersiniz hoş olmaz mı?

Sansür Protestosu: Taksim

Facebook ve Türkler: How Facebook And FriendFeed Became Turkish Delights

Google Translate Aştı – Yazıdan Sese

By Ümit, 02 Ocak 2010

Google’ın bir çok dilde çeviri yapan hizmetini biliyoruz. Bu servisin yeteneklerini de. Koskoca bir siteyi bir kaç saniye içinde istediğimiz dile çevirip okuyabiliyoruz. Ama bu servise yeni birözellik ekleniyor, text to voice. Yani yazıdan sese…

Bu özellik sayesinde herhangi bir yazıyı ses dosyasına dönüştürüp bilgisayarınıza indirebilirsiniz. Şimdilik sadece ingilizce. İşte bir örnek:

http://translate.google.com/translate_tts?q=Teknozat.com+is+number+one

Mp3 dosyasını açın ve dinleyin. :)

Yeni blogcu daha güzel!

By Tevatur, 08 Kasım 2009

Bilindiği üzere blogcu.com bir yenileşme hareketi içindeydi.Bu yenileşme hareketini farketmeyeniniz yoktur.Bende uzun bir süredir yeni blogcuyu bekliyordum.Bu gün görünce çok şaşırdım yeni blogcuyu çünkü blogcu.com yerine blogcu.net adresine girmişti.

Yeni halini görünce ilk başta şaşırdım ama daha sonra daha güzel olduğunun kanaatine vardım.Çünkü bende bir blogcu üyesiyim ve  bu değişimin bizim işimize yarayacağı kanaatindeyim.Neyse lafı uzatmaya gerek yok girin sizde bir bakın.Zevkler ve renkler tartışılmaz bana güzel gelen şey size güzel gelemeyebilir .

Kadınlar sır saklamaz!

By Ümit, 27 Ekim 2009

Yapılan bir araştırmaya göre kadınlar bir sırrı 47 saatten daa fazla saklayamıyor. İki kadının bir araya gelmesiyle olacak şeyleri zaten biliyorduk da bunun bilimsel boyutunu hiç düşünmemiştik. Araştırma sebebini açıklamasa da sonucunu belgelemiş; bir kadın bir sırrı iki gün taşıyamıyor.

Sır saklayan kadınlar

Yaşları 18 ile 65  arasında değişen bir gruba uygulanan ankete göre, kimin hakkında olduğu önemli olmakla birlikte, mesela kocası erkek arkadaşı gibi, bir sırrı gördüğü ilk kişiyle paylaşıyor :)

Durum çok ciddi gibi görünüyor değil mi? Endişelenmeyin kadınların bir diğer özelliği de balık hafızalı olmaları. Bir çoğu bu sırları 48 saat içinde unuttuğunu da itiraf etmiş bu çalışmada.

Biraz saçma gibi gelse de ciddiye alınacak yönleri olabilir.

Microsoft atağa kalktı!

By sabanyasar, 23 Ekim 2009

Her zaman ki yaptığım işi yaparken gözüme çarptı bu haber.Google News te haberlere bakar iken gözüm bir an teknoloji haberlerinin olduğu kısma kaydı.Microsoft  bombayı patlattı diye bir başlık . Neyse ben kısa kesip habere geçeyim.

Bu microsoftun yeni gözdesi olarak adlandırılan ve reklamı ilede büyük yankı uyandıran bing te artık  gerçek  zamanlı olarak facebook,twitter aramaları gerçekleştirilebilecekmişiz.Bing Twitter için test yayına başlamış bile. Test yayının adresi  Bing.com/twitter
ama sadece A.B.D de  deki kullanıcılar kullanabiliyor.Twitter  bu tür anlaşmaları başka şirketler ile yaparsa bir süredir  gelir üretme arayışına çare bulabilir.

Microsoft’un diğer önemli anlaşması ise Facebook’la oldu. 2007 yılında popüler sosyal ağ sitesinin %1,6′lık hissesi için 240 milyon dolar ödemiş olan Microsoft, artık Facebook’ta yer alan halka açık mesajları da Bing üzerinden aramaya imkan tanıyacak.

Google her iki sistemle ilgileniyordu.Google kendilerinin twitter ile olan anlaşmasını duyurdu Twitter arama olanağı başlayacağını söyledi. Ama şimdilik Microsoft, bu konuda Google’dan bir adım önde görünüyor.

Şaban Yaşar

Google’nin rakibinin ilk hatası

By Tevatur, 20 Mayıs 2009

Geçenlerde yamıştık google’ye rakip çıkmış diye.O rakip şuan da ziyaretçilerin kullanımına sunuldu ve ilk hatasını verdi.

Bu arama motoru kullanıcılara aradıklarını doğrudan iletmek amacıyla kurulmuştu.kullanıcıların bu arama motoruna soru sorarak doğrudan cevap alabilmesine olanaklar sağlıyordu.

Ama gel gelelim ki açılır açılmaz ilk hatasını verdi.

İşte size hatanın nedeni:

Ünlü bilim-kurgu filmi “2001: A Space Odyssey”deki HAL 9000 bilgisayarının bir repliğine yer verilen hata mesajı, sistemin aşırı yüklendiğini belirtiyor. Mesaj, bir hata mesajı olmasına rağmen insanın suratında bir gülümseme yaratıyor. Bu aslında arama motorunun gerçekten ilgi gördüğünün de bir kanıtı.

Google Ad Planner

By Ümit, 06 Mayıs 2009
1_google_logo

Google Logo

Google yeni hizmetini tanıtmış, reklam planlayıcısı. Bu hizmet hem yayıncılara yeni reklamveren bulmada yardım edecek hem de reklamverenlere nereye reklam vereceği konusunda daha açık seçenekler sunacak.

Google Ad Planner ile sitenizi ekledikten sonra açıklamaları girip, reklamla ilgili adresi ekleyerek reklamverenlere kendinizi tanıtacaksınız. Bu arada google siteniz hakkında topladığı bilgileri de reklamverenlere ulaştıracak.

Teknozat.com un nasıl göründüğüne bakmak için buraya tıklayın.

Siteniz hakkında düzenleme yapmak ve buraya eklemek için öncelikle siteyi doğrulamanız gerekiyor. Webmaster araçlarını kullanıyorsanız bu çok basit, tek tıkla doğrulayabiliyorsunuz. Aksi taktirde ftp ye bir html dosyası yüklemeniz isteniyor.

Aşırı doğacı Google

By Ümit, 01 Mayıs 2009

Google ile ilgili en ufak detay bile binlerce sitede haber konusu olduğu için, aslında, pek sevmiyorum google hakkında yazmayı. Ama bu sefer konu gerçekten çok ilginç. Google kampüsteki çimleri biçmek için çim biçme makinaları yerine keçileri kullanmaya karar vermiş :) Kesinlikle şaka değil.

Google ve Keçiler

Google ve Keçiler

Google resmi blogunda konu ile ilgili şöyle bir açıklama yapılmış:

Karagahımızda, yangın tehlikesini azaltmak için çimleri biçilmesi gereken bazı alanlar var.  Bu sene daha düşük karbon üreten bir yöntem tercih ettik; havayı kirleten, ses çıkaran çim biçme makinaları yerine keçiler kiraladık. Bir çoban yaklaşık 200 keçi getiriyor, ve yaklaşık bir hafta kalıyor, bu sürede keçiler çimleri yiyip alanı gübreliyor.  Bu çim biçme makineleri ile aynı fiyata mal oluyor ama keçileri izlemek daha güzel.

Bu yaklaşık bir çeviriydi. Öyle görünüyor ki google her konuda bize örnek oluyor :)

OfficeFolders theme by Themocracy

Submit your linkClose