Uzun süren içsel kavgalar ve bizim gibi blogculardan gelen baskılar sonunda meyvesini verdi ve ubuntuyu kurdunuz. Şimdi ne yapacağım diye mi düşünüyorsunuz? Benim kısa süren tecrübelerim sonunda yapılması gereken birkaç şey keşfettim. İşte bunlar:

Güncellemeyi Kapatın, bir süreliğine: Ubuntu da tecrübe ettiğim kadarıyla güncellemeler bitmiyor, zırt pırt güncelleme çıkıyor ve uyarı geliyor. Bu ruh sağlığı açısından sinir bozucu olabildiği gibi sisteminizin bir süre sonra kafa karışıklığı yaşamasına sebeb olabiliryor. Ubuntu 8.04 tecrübelerim bu yönde… O yüzden ben ubuntu 9.04 te direk güncelleştirmeleri kapattım.
Unrar’ı kurun: Rar uzantılı dosyalar nerdeyse hayatımızın vazgeçilmez parçası, biraz abarttım, o yüzden sıkça sinir bozucu durumlara düşmemek için paket yöneticisine unrar yazıp arayarak bu programı kurun. Diğer uzantıları, zip gibi açan bir programzaten yüklü olduğundan sorun çıkmıyor.
Emesene Kurun: Live messenger kullanmayanınız çok az, hatta yoktur. Ve ubuntuda live messengeri aratmayacak bir çok program var. Pidgin zaten kurulu olarak geliyor, uyygulamalar >internet yolundan ulaşabilirsiniz. Ama live messenger özleminizi yok edecek gerçek program emesene dir bence. Kurmak için Synaptic Paket yöneticisini açmanız ve arama özelliğini kullanmanız yeterli. Oraya şu yoldan gidebilirsiniz: Sistem > Yönetim > Synaptic Paket Yöneticisi.
Temayı değiştirin: Windowsa alışık birinin ubuntunun görselliğine alışması zaman alabilir. Ama tema ve duvar kağıtlarıyla uğraşarak ubuntuyu keşfedebilir windowsa benzetebilirsiniz. Bunun için masaüstünde sağ tıklayıp temalar sekmesine gözatabilirsiniz. Eğer oradaki temaları yeterli bulmadıysanız internette, gnome-look.org, bir sürü var.
Görsel efektleri etkinleştirin: Eğer windowsun, özellikle vistanın aero özelliğine hastaysanız bir de ubuntunun efektlerine bakın. Ki bu varsayılan olarakk gelen efektler. Ben çok sevdim. Bu özelliği, Masaüstü > Masaüstü artalanını değiştir > Görsel efektler yolunu izleyerek ekstra seçeneğini işaretleyin ve keyfini sürün.
Panellerle uğraşın: Ubuntunun kişiselleştirilebilir ve esnek olma sınırını ki yok öyle bir sınır, keşfedebilmek için masaüstünden başlamanızı öneririm. Paneller de başlamak için güzel bir yer. Panel, masaüstündeki menüler butonların olduğu bölüm ve istediğiniz sayıda ekleyip, istediğiniz menüleri oluşturabilirsiniz. Bu konuda sınız sizsiniz.
Örneğin, windowstakine benzer bir başlat menüsü ya da vistadaki gibi bir gadget alanı oluşturabilirsiniz.
İhtiyacınız olan programları kurun: İhtiyaçlarınızı belirleyin ve Synaptic Paket Yöneticisinin yolunu tutun. Ve arama tuşunu kullanarak programlarınızı kurun. Bunun için internet bağlantısı şart. Ben mesela, Lifearea Rss okuyucusunu, gFTP ftp programını, kurdum. Bana bunlar yetiyor
İlk keşfetme için bu kadar yeter sanırım. Artık windowstan yavaş yavaş uzaklaşmaya ve unutmaya hazırsınız. Hadi hayırlı olsun!
İlgili Yazılar:
Bence en öncelikli iş ubuntu-restricted-extras paketini kurmak. Synaptic’te bu paketi seçince unrar, çok kullanılan microsoft fonları, mp3 desteği, flash player, java gibi çok gerekli paketleri seçmiş oluyorsunuz.
Daha sonra ubuntu-tweak kurarım (getdeb’den indirebilirsiniz). Ubuntu-tweak’in içinden birkaç ayar yaparım ve medibuntu deposunu eklerim. Sonra da w32codecs, libdvdcss2, smplayer, amarok, k3b, gnome-do ve kolourpaint kurarım.
Biz acemiler için oldukça uzun bir liste
Ama gerçekten gerekli raçlar. Daha sonra bunların birçoğunu kurdum, ama henüz codec sorunu yaşamadığımı belirtmeliyim, acaba ubuntu bunları varsayılan olarak kurmuş olabilir mi son sürümünde.
BENCE DE ÇOK GÜSEL ÖNCEDEN ÇOK UĞRAŞIYORDUK AMA UBUNTU DA HERŞEY DAHA KOLAY WİNDOWS BİTTİ ARTIK….