Web tabanlı oyunlara bir bakış

By Yonetmen, 25 Şubat 2010

bilgisayarlar hayatımıza girdikten sonra oyunlarda hayatımızın vazgeçilmez bir parçası oldu.

Gerçekten teknoloji ilerledikçe çok iyi oyunlar çıkmaya başladı. EA serileri özellikle bu konuda öncü oldu.

fakat bilgisayar yüklenmeden oynanan oyunlara da insanlar kendilerini kaptırdı.

Web tabanlı browser oyunları hayatımıza girdikten sonra önemli bir yer sağladı ve çıkmakta bilmiyor.

Hemen hemen düşünce olarak aynı mantelite üzerine kurulu olan bu web tabanlı oyunlarda hangisini daha çok tercih ediyoruz.

Ben 3 tane oyun çıkardım size; bunlara sırasıyla bakacak olursak;

Metin2: Gerçekten hoş bir oyun. bilgisayarınızı indirdiğiniz bir dosya vasıtası ile oyuna bağlanıyorsunuz. Strateji üzerine kendinize güveniyorsanız denemenizi tavsiye ederim.

Travian: Hayatımın vazgeçilmezleri olarak niteliyorum. 3 yıldır bıkmadan usanmadan büyük özverilerle oynadım. Halen de oynuyorum.

Savaş ve strateji üzerine kurulu olan oyun, binlerce oyuncuyu bir araya getiriyor.

Bununla birlikte akıl dolu savaş taktiklerini de sizlere öğretiyor.

Üretim yaparak başladığınız oyunca ilk 3 ay yağma, ondan sonraki 3 ay savaşar, sonraki 1 ayda mancınıklı savaşlar ki en önemlisi bu oluyor tamamıyle köy yıkımlarına başlıyorsunuz sonraki 5-6 aylık dönemde ise wonder of world yani wow kurma için hazırlık yapıyorsunuz.

Normal serverler de iyi bir ordu basabiliyorsunuz. bu genelde 55 – 60 bin yaya, 15-20 bin atlı 6 ila 10 bin arasında mancınık ve binli sayılarda koç başı üretimi ile oluyor

Speed yani hızlı serverde ise bu sayılar onlarca katına kadar çıkabiliyor.

Denemenizi tavsiye ederim.

Diğer bir oyun ise Gladiatus

Roma döneminin yenilmez savaşçısı bir gladyatör yapıyor siizi bu oyun arenası.

Harika düşünülmüş bilgileriyle tam anlamıyla dahice bir oyun. Kendinizi kaybedip gidiyorsunuz.

Sizlerinde oynadığı ve paylaşmak istediği oyunlar var ise yazınız. en azından bizim oynamadığımız bir oyun ise deneme imkanımız olur.

Hayatımıza giren unutulmazlar

By Yonetmen, 14 Şubat 2010

Hepimiz bilgisayar kullancısıyız. Bununla beraber hayatımıza giren unutulmaz programlar, yenilikler eğlenceler, faydalı işler olabilir.

Bu yazımda bunları bir araya getirelim dedim. Bakalım kimin ne kadar unutulmazları var.

Bana göre unutulmazlar arasında yer alan en önemlilerden birisi Queke 3 oyunuydu. 2000li yılların öncesinde ve başında tutku ile oynuyorduk.

Daha sonra google türedi. Aradığımız herşeyi buluyoruz.

Napster vardı. Korsan yayınların var olduğu dönemlerde hayli fazla kullanılan. bugün kullanılan sistemlerin de fikirbabasıdır.

Daha sonra Facebook piyasadeki yerini aldı. Herkes birbirine facebooklarını verdi.

Twitter yine bnlara alternatif. Gittikçe de büyüyor.

Open Office piyasaya çıktı ve bazı kesimlerin tekelinden kurtardı.

Macintosh bilgisayarlar da unutulmazlarım arasında. Özellikle G4 serisinin ilk çıktığı zamanlar. Şimdi ise G5 istiyorum :)

Iphone bunlara yine alternatif ama hiç Iphonem olmadı :) Elimde bitane cep bilgisayarı var o kadar :)

Yahoo’nun türkçe servisinin yayına konması da önemli gelişmelerdir.

Şu sıralar gözüme çarpan en önemli özellik Call Of Duty oyunudur :) çok seviyorum ve oynuyorum.

LCD monitörlerin hayatımıza girmesi.

Avid programının yerini Final Pro Cut ve Edius’un yavaş yavaş almaya başlaması. Hatta final Pro Cut’un tekelleşme sürecine gitmesine.

ADSL’nin çıkması..

Benim sıralayabileceklerim bunlar. Peki sizler neler düşünürsünüz bu konuda ?

Google’nin ucuz interneti

By Yonetmen, 12 Şubat 2010

Google test olarak ucuz internet vereceğini açıklaması tekeli elinde bulunduranları düşündürmeye başladı.

Şimdilik okyanus ötesinde yapılacak gibi görünse de ülkemizde de bu girişimler olabilecek mi ? bakacağız.

Başka TTnet olmak üzere çok fazla fiyata interneti veren onlarca kuruluş var. Uydu netlerin gelişmemiş olması bu imkanları kısıtlı hale getiriyor. Doğal olarakta fiyatların yüksek olmasına sebep oluyor. Peki google bu uygulamayı Türkiye’de yaparsa işler nasıl olur?

Ben şahsım adına bulunduğum tarife ve şirketleri bırakıp geçmeyi düşünürüm.  Bakalım tepkiler nasıl gelecek…

Gazetelere düşen haberler şu şekilde;

Olay gelişme: Evet; sonunda Google internet hizmeti de sunacak… Ama bakın nasıl sunacak…

Google yarım milyon insan için süper hızlı internet bağlantısı altyapısı kurma kararı aldığını açıkladı.

Bu karar Amerika Birleşik Devletleri’nde telekomünikasyon şirketlerinin internet üzerindeki kontrolüne bir darbe vuracak. ABD’deki büyük internet servis sağlayıcılardan olan AT&T ve Verizon, altyapı kontrolünü tamamen ellerinde tutmak için Google’ın tüketicilere istediği özgürlükleri vermemekte inatçı davranıyordu.

Bu devlerden tüketicilerin internet uygulamalarını kullanmasına izin vermesini isteyen Google, sonuçta bu internet uygulamalarının altyapıya yük bindirmeden çalışabileceğini göstermek için test hizmeti sunmaya karar verdi. Ülke çapında bir ağ kurmayacak olan Google, rekabetçi bir fiyat ile 50.000 ila 500.000 insana hizmet verecek bir deneme hizmeti sunacağını açıkladı.

Google ile ucuz internet devri!

Bu ağ Google’ın yüksek bantgenişliği gerektiren karmaşık uygulamaları performanstan ödün vermeden çalıştırma gösterisi olacak.

Google’ın sunacağı internet hizmeti rakipleri terletecek kadar ucuz ve 100 kata kadar daha hızlı olacak. Bu konuda bilgi veren Google, özellikle teknik olarak nelerin mümkün olduğunu sergilemek istiyor.

Google bu ağ sayesinde bir doktorun uzaktaki hastasını muayene ederken, 3D tıbbi görüntüleri inceleyebileceği, öğrencilerin nerede olurlarsa olsunlar 3D sınıflarda derse katılabileceği ve HD kalitede filmlerin çok hızlı indirilebileceği bir internet istiyor.

Google ilgilenen eyalet ve şehirlerin 26 Mart’a kadar başvuruda bulunabileceğini belirtti. Google’ın bu hamlesi, Amerika’daki servis sağlayıcıları çok ciddi altyapı yatırımları yapmaya, fiyatları düşürüp, hızları arttırmaya zorlayacak gibi görünüyor.

Test olarak kalır mı? Yoksa bir gün…

Analizcilere göre Google’ın rekabeti ülke çapına yayılırsa toplamda diğer servis sağlayıcılarla rekabetin maliyeti yüzlerce milyar doları bulabilir.

İşte bu yüzden Google’ın bu hizmeti çok geniş çaplı sunacağı düşünülmüyor. Ancak Google’ın daha önce bunun benzerini kablosuz ağlarda da yaptığını, Google’ın hizmeti yüksek maliyet yüzünden sürdürülmediğinde bile kablosuz genişbant internette bir atılım gerçekleştiğini hatırlamak gerekiyor. Daha önce bütün San Fransisco şehrine bedava kablosuz internet sunmaya çalışan şirket, bunu bir yıl sonra sona erdirmişti. Ama en azından kendi üssünün yer aldığı San Francisco Mountain View bölgesinde sunmaya devam etmişti.

Sonuçta servis sağlayıcılar ücretsiz olmasa da Google’ın açtığı yoldan ilerlemişti ve imkanlar genişlemişti. Bu sefer Google’ın sunacağı 1 Gbps internet hızıyla sabit kablolu altyapıda büyük bir atılım gerçekleşmesi bekleniyor.

Yeni Open Office’e hazır olun

By Yonetmen, 12 Şubat 2010

İlk bilgisayarımı aldığımda sene 1997 idi. Ozaman txt dosyası ile sadece yazılar hazırlarken bir süre sonra wordü tam anlamıyla kavramaya başladık. Aradan yıllar geçtikçe ikilemde kalıyor, linux mu windows mu kuralım diye tereddütler yaşıyorduk. Özellikle gençliğimin başlangıcı olan o yıllarda linux’u bulmak çok zordu. Şehir hem küçük hemde bilgisayarla tanışmaları 1999 yılının sonuna doğru oluyordu.

Tüm bunlar devam ederken aradan geçen zaman içerisinde open office ile tanıştık. Baktığımızda word exel felan gibi çalışmalarımızın hemen hemen hepsini yapıyordu. Hemde ücretsiz bir şekilde. İnsanları ücretsiz yazılımlara yönlendirmelerin çok etkili olduğu bir dönemde bizim de open office ile tanışmamız rastlantı sayesinde olmuştu.

Ücretsiz olması ilgi çekiyordu. Kimisi “Olmaz microsoft’un yerini tutmaz” gibi kelimeler üretiyordu.

Gelinen noktada dediğim olayların üzerinden tam 12 -13 yıl geçmiş.  Bu süre zarfında teknoloji çok ilerledi. Bu tür hurafeler de geride kaldı. Bugün gelinen noktada open office çok güzel işler çıkarmanıza yardımcı oluyor. Hiç bir problem yaratmaması en büyük kaynağı.

Tüm bunlara değinirken open office’nin bir yeni sürümünün çıktığı haberleri geldi.  İşte sürüm haberi ve yeniliklerden bazı notlar.

Bedava Office alternatifi OpenOffice yeni sürümüyle yüksek performans vaat ediyor. Ücretsiz ofis paketi OpenOffice yeni sürümü final aşamasına ulaştı. 3.2 nolu sürümde başlangıç süresinin kısalmış olmasıyla birlikte artık OpenOffice ile düzenleme, yazma ve hesaplama çok daha eğlenceli. Yayımlanan sürüm notlarına göre Microsoft Office dokümanlarının aktarılması da belirgin derecede iyileştirildi. Ayrıca yeni sürüm itibariyle metin programı Writer, bir dokümanı düzenlerken otomatik düzeltme seçeneklerine eklenen terimleri hatırlayabiliyor. Bunun dışında tablo hesaplama programı Calc da yenilikler sunuyor: Profesyonel veri işlemcileri ve sayılarla çokça uğraşanlar gelişmiş otomatik doldurma fonksiyonlarının yanında istatistikî özelliklerdeki iyileştirmelere de sevinecek.

4G’ler yolda

By Yonetmen, 09 Şubat 2010

3 G’nin çıkmasıyla çalkalanan piyasalar şimdi 4 G’ye hazırlanıyor. Bir çok firma bunun için çalışmasını yaparken sonucu en çok merakla beklenen firma ise yine Apple oldu.

Milliyette çıkan bir haberde bu merak daha da katlandı. Çünkü fotoğrafı verilen alet 4 G olarak iddia ediliyordu. Milliyet’te başka kaynaklara dayandırarak yazdığı haberde 4 G’nin ilk kez Apple Iphone ile piyasada olacağına işaret ediyordu.

Herkesin beklentisi de Apple’nin böyle bir teknoloji ilk çıkaran firma olmasıydı. Fakat zamanın daha erken olması insanlarda şaşkınlık yarattı.

Fotoğrafta 4 G’yi anlatan bir takım ipuçları olduğu iddia ediliyordu. Gerçekten 4 G’mi değil mi bilinmez ama her yeniliğe açık olmak gerektiği doğru bir tespit olacaktır.

Milliyet’in gösterdiği fotoğraf burada.

Ama ne kadar gerçek bilinmiyor.

Bu gelişmeler yaşanırken diğer taraftanda firmalar boş durmuyor. Bazı firmaların yine 4 G’yi 2010 yılı içerisinde tanıtacağı söyleniyor. Yayınlanan haberlerde bunu destekliyor. O haberlerden bir tanesinde ;

“Hızlı mobil veri aktarım hizmeti Long Term Evoluiton (LTE) kitle pazarına doğru adım atıyor: Barselona’da gerçekleşecek MWC etkinliğinde yeni teknolojiyi kullanan ilk cep telefonunun gösterilmesi bekleniyor.

LTE prototipi Japon şebeke operatörü NTT DoCoMo tarafından tanıtılacak. 4G olarak da tanımlanan şebeke standardı 100 Mbit/s gönderme hızına ulaşabilecek ve şimdiye kadarki UMTS ve HSPA standardının yerine geçecek.

NTT DoCoMo, Barselona’daki etkinlikte LTE cep telefonuyla HD çözünürlüğünde video aktarımı yapılışını gösterecek. Cihazda NTT, NEC, Fujitsu ve Panasonic’in beraber geliştirdiği bir yonga kullanılıyor. NTT önümüzdeki beş sene içerisinde LTE ağ yapılandırmasına toplam 2,4 ila 3,2 milyar Euro arasında yatırım yapacak.

LG ve Ericsson da durmuyor
LG’nin ilk LTE cep telefonlarının bu sene içerisinde piyasaya çıkması bekleniyor. Ericsson ise LTE cihazlarını temeli olacak olan M700 platformunu geliştirdi. Firma da 2010′da ilk LTE cep telefonlarını sunmayı planlıyor.” deniyor.

Hal böyle olurken 3 G’nin papucunun erken dama atılacağı da kaçınılmaz gerçekler arasında yer alıyor.

Görüntü mikseri nedir, ne işe yarar?

By Yonetmen, 04 Şubat 2010

Merhaba bugün size televizyonculukta sıkça rastlanan deyimlerden birisi olan görüntü mikserinden bahsedeceğim.

Görüntü mikseri diyince aklınıza bir çok soru işareti geliyor, neden bahsedeceğimi merak ediyorsunuz.

Görüntü mikseri, görüntüler arasında geçişin sağlandığı, kameraların kontrol edildiği ve canlı yayınlara girmemizi sağlar. Kabaca bunu öğrendikten sonra özelliklerine geçebiliriz.

Görüntü mikserinde bir tane kol vardır. Resimde görüldüğü gibi ileri geri gidebilen bu kol görüntülerdeki geçişleri mix’li yani soft olarak geçişini sağlar. Yine bununla birlikte bolca düğmeler vardır. Bu düğmeler üst üste dörder adetten 8 tane olan kısmı görüntü geçişlerine yarar. Aynı zamanda mikserin kanalıdır.

Önizleme ve geçiş kanalları ile toplamda 8 kanal vardır. Bunun anlamı şudur, herhangi bir canlı yayında 8 farklı açıdan kamera görüntüsünü yayına verebilirsiniz.

Yine bu mikserlerde Picture and Picture özellikleri vardır. Bu da şu anlama gelir mesala canlı yayında haberleri sunan spiker yayına telefon konuğu aldı. Telefonla bağlanan kişinin elinde sadece fotoğrafı var. O fotoğrafı ekranın istediğiniz köşesine oturtabilirsiniz. Yahutta videoları bölebilir bu özellikle ekranı 4 farklı şekilde kullanabilirsiniz.

Konuyu daha detaylı anlayabilmeniz için size bir mikser tanıtacağım ve nelerin ne işe yaradığını burada öğreneceksiniz.

Roland – Edirol yine bir ilk gerçekleştirerek 8 kanal broadcast standartlarında, yeni nesil tarama dönüştürücü Convertor modüllü, DSK katmanına sahip ekonomik canlı yayın mikseri üretti.

Edirol V-8’in başarılarının ardından Roland firması, 8 kanal olmasının yanı sıra, üzerinde kullanıcının isteklerine cevap verecek birçok özelliği barındıran LVS-800 modelini tüketicinin beğenisine sunuyor.

Oldukça makul fiyatının yanı sıra LVS-800’ün çarpıcı özellikleri arasında;  Chroma ve Luma key, Picture in Picture fonksiyonları ve DSK girişi göze çarpıyor. Edirol LVS-800, kullanıcılarına aynı anda kullanılabilen 2 adet PC ve /veya RGB girişi sağlayarak, yeni nesil grafik kart tabanlı Playout ve KJ sistemleri ile tamamen uyumlu yapısı ile düşük maliyet ve yüksek performans sağlamaktadır.

Edirol LVS-800’ü benzer ürünlerden ayıran başlıca özellikleri arasında; resim masasının tüm girişlerinin izleme amaçlı birer çıkışları olması sebebiyle karmaşık olmayan sistemlerde görüntü dağıtım yükselteci kullanımını ortadan kaldırması, dahili tarama dönüştürücü özelliği ile 1600×1200 çözünürlüğe kadar 2 adet PC ve/veya RGB kaynakların sisteme girişine imkan vermesi sayılabilir. LVS-800 içinde barındırdığı dahili matriks yapısı sayesinde, program ve önizleme çıkışlarına ilaveten seçilebilir yardımcı çıkışlara sahiptir. Ayrıca üzerindeki Tally çıkışı, SNG araçlar ve canlı programlar için ideal kullanım olanağı sağlar.

LVS-800’ün Temel Özellikleri:

  • Broadcast görüntü kalitesi (13.5 MHz, 8-bit, 4:2:2),
  • 1600×1200 çözünülükte aynı anda kullanılabilir 2 adet PC-RGB girişi,
  • NTSC veya PAL çalışabilme,
  • Dahili kare senkronlayıcı,
  • Tally çıkışları,
  • 2-kanal TBC,
  • 12 farklı kullanıcı için hazıfa,
  • Geçiş efektleri; A/B Mix: Cut, Mix (Disvolve, Nam, Fam), Wipe (Hard edge wipe, Soft edge wipe), DSK: (Cut, Mix (disvolve) kullanıcı geçişleri,
  • Video efektler;  A/B Mix Picture in Picture, DSK: Luminance Key, Chroma Key, Picture in Picture,
  • Her bir girişi önizleme çıkışında görebilme,
  • Seçilebilir Aux çıkış katı,
  • Kolay ve anlaşılır kullanım.

Edirol ürünleri hakkında ayrıntılı bilgi için 0216 425 99 66 numaralı telefondan Ateksis’i arayabilirsiniz.

Google Mobil İşletim Sistemi Android

By Yonetmen, 01 Şubat 2010

Hayatımızın her alanında farklılıklarıyla göze çarpan google 2013 yılında cebizimi cezbetmeye çalışacak. Uzmanlar Google’ın Android işletim sisteminin 2013 yılında en popüler ikinci yazılım olacağını söylüyor.

Yaptığı devrim gibi niteliklere geçen haftalarda cep telefonu ile tekrar merhaba diyen google hızlı büyümesini sürdürüyor.

Microsoft’ta karşı hızlı büyümesini tamamlayan google, önce google chrome ile ie’nin karşısına çıkmış daha sonra da email sistemleriyle birlikte bu rekabeti kızıştırmıştı.

Teknoloji anlamında dünyanın önce gelen firmalarında n birisi olan google son olarak yeni cep telefonları ve işletim sistemleri ile kullanıcıların karşısına çıktı. Cep telefonlarında Android işletim sistemini geliştiren ve kullanan google yapılan araştırmalar sonucunda pazarın 2013 yılında sahibi olacağına benziyor. Olacak diyoruz çünkü araştırmalar da bunu destekliyor.

IDC araştırma şirketinin raporundan derlenen bilgilere göre, 2009-2013 yılları arasında tüm dünyada 400 milyon civarında akıllı cep telefonu (Smartphone) satılacağı öngörülüyor.

Bu cihazlarda kullanılan Symbian, BlackBerry, Windows Mobile, WebOS ve Android gibi başlıca işletim sistemleri arasında geçen savaşta, rapora göre 2013 yılında Symbian liderliğini korurken Android ikinci sıraya yükselecek.

Android yüklü akıllı cep telefonlarından, 2008 yılında tüm dünyada 690 bin adet satılırken rapora göre 2013 yılında bu rakam 68 milyona yükselecek.

Android, aralarında Intel, Vodafone, Toshiba, Sony Ericsson, LG, Alcatel ve Acer gibi 47 teknoloji devinin bulunduğu Open Handset Alliance konsorsiyumu tarafından destekleniyor.

Ve Karşınızda Apple IPAD

By Yonetmen, 28 Ocak 2010

1990′ların başında ülkemize yerleşen bilgisayar kültürü aradan geçen senelerde yerini çok daha fazla yeniliklere bıraktı.

Laptop, cep bilgisayarı derken apple’in çıkardığı müthiş buluş piyasaları alt üst edecek gibi.

Uzun zamandır dedikodusu yapılan bu cihaz birkaç gün önce nihayet gündeme oturdu. Apple’ın patronu Steve Jobs’un da katılımıyla San Francisco’da gerçekleşen tanıtıma basın ve medyanın ilgisi büyük oldu.

Konuyla ilgili açıklamalar yapan Steve Jobs, önce Apple’ın geçmişinden bugüne ürün yelpazesini sahneye yansıtırken, sonunda merakla beklenen tablet bilgisayarını kamuoyuna gösterdi. İlginin yoğun olduğu toplantıda bundan sonraki bilgisayar üreticileri nasıl bir atak yapacak merakla bekleniyor.

0.5 inç inceliğinde  olan Apple iPad’in ağırlığı 600 gramı geçmiyor. 9.7 inç’lik bir ekrana sahip olan iPad, tamamen multi-touch yani çoklu dokunmatik ekran teknolojisinden faydalanıyor ve dokunmatik teknolojisinde bir adım daha ileriye gidiyor. 16 GB’lık dahili hafızaya sahip olan iPad’in hafızası 64 GB’a kadar da yükseltilebiliyor. 1 GHz Apple A4 işlemciye sahip olan cihaz, Bluetooth 2.1 teknolojisini de kullanıyor. Pusulası bulunan ve dahili mikrofon ve hoparlörüyle de dikkat çeken iPad’de birçok uygulama da kullanılabiliyor.

Tüm bunları okudunuz sanırım daha da heyecanlandınız. Gerçekten heyecanlanmayacak gibi değil. Apple’ın Mac bilgisayarlarını her gün kullanan birisi olarak kalitesinden ödün vermeyeceğine adım gibi eminim.

Yeni çıkan bu bilgisayarda özellikler saymakla bitmiyor.  iPad ile kitap okuma keyfi bir başka iPad’le birlikte iBooks servisini de kullanıcılarına duyuran Jobs, internet üzerinden tıpkı raftan kitap seçer gibi iBooks portalı üzerinden kitap alınabileceğini ve kullanıcıların bundan böyle iPad üzerinden kitap okuyabileceğini dile getirdi.

Kitapları okurken (animasyon efektiyle gerçek kitap sayfasını çevirir gibi) güzellikleri yaşayacaksınız.  USB bağlantısıyla iPhone ve iPod’larda olduğu gibi bilgisayara bağlanacak olan iPad, WiFi ve 3G bağlantı teknolojilerini de destekliyor.

iPad’lerin fiyatı ne olacak iPad’ler 16, 32 ve 64 GB’lık modelleriyle kullanıcılara sunulacak 3G bağlantısı da fiyatı etkileyen önemli bir faktör olacak. İşte iPad fiyat listesi: 16 GB 32 GB 64 GB WiFi 499 dolar 599 dolar 699 dolar WiFi + 3G 629 dolar 729 dolar 829 dolar iPad’ler ne zaman satışa sunulacak WiFi teknolojili iPad’ler 60 gün sonra, 3G teknolojisini destekleyen iPad modelleri ise 90 gün sonra dünya genelinde satışa sunulacak.

Kamera seçimi ve önemi

By Yonetmen, 26 Ocak 2010

VHS dedik, mini dv dedik, dv cam dedik en sonunda geldi Hd ve Full hd.

Fotoğraf makinası ve kameralarda bu özelliklerin bir çoğuna rastladık ve hayatımızda oldu.

Kamera alırken çoğu insan ihtiyaçlarının fazlasını alıyor.

Nedir bu diyecek olursanız, sistem HD’yi desteklemiyor ama sırf adından dolayı yani HD yazdığından dolayı kameranın Hd olmasını istiyor.

Kamera alırken seçim yapmak çok iyidir. Nasıl bir kullanım yapacağımızı bilmemiz gerekiyor herşeyden önce.

Profesyonel mi ? yoksa bunu alsam bu bana epey yeter bende idare ederim düşüncesi mi ?

Tüm bunları düşünürken elbettek sıkıntılı zamanlar oluyor ve olacak.

Uzun yıllar bu işi yapan birisi olarak kamera alırken nelere dikkat edeceğiniz konusunda sizlere yardımcı olmaya çalışayım.

Kamera alırken dikkat edilecek husular nelerdir;

1- Neye göre alacağınıza karar verin: Günlük yaşam mı profesyonel bir sistem mi?

2- Aldığınız kameranın video formatı kurgu setinizi desteklesin.

3- Aldığınız kameranın özellikleri sisteminizle çakışmasın ve uyumlu olsun

4- Gündelik yaşam ile işi birbirinden ayırın.

Peki hangi kamerayı alsam daha iyi olur düşüncesinde olduğunuzu duyar gibiyim, DVD’li mi alayım? yoksa mini dv kasetlimi ? yoksa harddiske kayıt yapanları mı ?

Aslında mantıklı düşünüldüğü zaman bunun cevabı basit. Hergün televizyonu izliyoruz? Büyük televizyonlardaki kameraman arkadaşlar genelde haber için sony dsr 400 veya 450 kullanırlar.

Maçlarda bu kamera modeli betacam yahut panasonic P2′ye dönüşür.

Tabii bu kameraların fiyatları aşağı yukarı sıfır bir orta grup arabayla aynı fiyatta olduğu için siz bunlara hiç gelmeyin.

Yıllardır çalıştığım ve tecrübelerime dayanarak gündelik işlerinizde mini dv kullanacağınız bir kamera alın.

Hd kameraları destekleyecek sistemlerin Türkiye’de tam oturmaması , şimdi bu durumu zora sokabilir.

Yok ben çektiğimi hemen bilgisayarıma kaydedeyim diyorsanız da ozaman harddiskli bir kamera almanızda fayda olacaktır.

Burada bir başka önemli konuda yedek malzemesinin bulunup bulunmama konusudur. Kamera alırken yedek malzemeyi de temin etmeye çalışın.

Umarım yardımcı olabilmişimdir. Diğer yazımda kurgu sistemleriyle ilgili bir kıyaslama yapacağım.

Selamlar…

Web Tv kurmanın püf noktaları

By Yonetmen, 25 Ocak 2010

Gelişen teknoloji ile televizyonlar yerini web tv’lere bırakmaya başladı. Türkiye’deki en ciddi adımı atan Hürriyet kendi web tV’sini kurarak büyük bir başarıya imza attı. On TV ise bu konuda biraz daha geri kaldı diyebiliriz. On TV’nin ilk elde ettiği başarılı düşünceler uygulanamayınca işler de karıştı.

Peki bir web tv kurmak için nelere gerek duyarız.

Herşey önce fikirde bitiyor. web TV kurarken canlı yayın yapılıp yapılmayacağına bakmak gerekiyor.

Canlı yayın yapılmadan kurulacak olan web tvlerin sağdan soldan toplanan videolarla değil, kendi prodüksiyonları ve özgün içerikleriyle kullanıcıların karşısında geçmesi gerekmekte.

Yayınlanan videoları her yerde izleme imkanına sahipken sizin web tv’niz neden ziyaret edilsin ki ?

Burada önemli olan konu böyle bir düşünce de insanlara neler verebilirim ve karşı taraftan ne gibi beklentilerim olabilir düşüncesidir.

İnsanlara iyi şeyler vermek gerekiyor ki, karşılığında maddi veya manevi bir dönüşümü olsun.

WEB TV’den canlı yayın yapmak…

web tv üzerinden canlı yayın yapmak mümkün ama bunun için gereksinimlere ihtiyaç var.

Nedir bunlar diye soracak olursanız , bir web adresi, sunucu, profesyonel bir yapı için reji ortamı, stüdyolar, kameralar vs.

Bu konuyla ilgili ülkemizde ciddi çalışmalar yapan bir tek firma bulunmaktadır . Her konuda güvenebileceğiniz Avkom Teknoloji firmasını arayarak yahutta bürolarına giderek konuyla ilgili detaylı bilgiler alabilrsiniz.

Tüm bunların maliyeti elbetteki yüksek olacaktır. Fakat üzülmeyin basit işlerle de bu yayını yapabilirsiniz.

Kameradan aldığınız görüntüyü windows media player ile birlikte internete anında verebilirsiniz. Bunu yapabilmek içinde güçlü bir internet alt yapınızın ve bağlantınızın olması gerekiyor. Bu konuyla ilgili internette bir çok makale yayınlanmıştır. O makaleleri okuyarak konuya daha da vakıf olabilirsiniz.

Başta da dediğim gibi herşey özgünlükten geçmektedir. Düşünceleriniz ve fikirleriniz ne kadar özgünse o kadar iyi işlere imza atabilirsiniz.

Bir diğer yazımızda görüşmek dileğiyle. Konuyla ilgili düşünceleri olanlara yorum kısmından cevaplar vereceğim.

Reji ve yayın teknolojileri

By Yonetmen, 24 Ocak 2010

Bir önceki yazımda televizyon dünyası ile ilgili çeşitli bilgiler vermiştim. Bugün o bilgilere ek olarak sunacağım bilgilerle nasıl yayın yapılacağı öğrenebileceksiniz.

Yayının geçtiği yer hiç şüphesiz ki Rejidir. Reji elemanları da bunun için kıymetli bir zümreyi oluşturmaktadır.

Kameralardan alınan görüntüler veya prodüksiyon hizmetleri çeşitli alet ve programlar vasıtasıyla yayına verilir. Peki yayın yapılması için hangi araçlara ve programlara ihtiyaç duyarız.

1- Ses mikseri

2- Görüntü Mikseri

3- en az 6 tane bilgisayar

4- Uydu alıcıları

5- Metro İnternet

6- Diğer sarf malzemeler

Yayını almak için ya kameralardan görüntüyü aktarırız bilgisayara yada canlıl yayın veya prodüksiyon anlamında alırız. Bu tür düzenlemelerde öncelikli ihtiyacımız olan ekipmanlar bilgisayardır. Ana kumandanın bağlı olduğu bilgisayar ile airbox programı yardımıyla görüntü girişi yapılır. Matrix cihazı ve görüntü mikseriyle de yayın verilir.

Eğer ki yayını yapacak bir çanak anteniniz yoksa (çok pahalıdır bu) metro internet vasıtasıyla Ankara’daki Türksat genel merkezine veriler gönderilir ve yayın oradan izleyicilerin ekranına gelir. Uydu ile karasal anlamdaki yayınlarda gecikmelerin yaşanması bu sebeptendir.

Diğer önemli olan bilgilerden birisi de KJ bilgisayarıdır. KJ bilgisayarı, içerisinde yüklü programıyla yayınlanan görüntülerin üzerinde logo, alt yazı, reklam gibi envanterlerin girmesini sağlar. Tv üzerinde gördüğünüz hemen hemen her şey Kj bilgisayarlarıdan girilmiş yazılardır. Bu nedenle Kj operatörleri de önemli bir görevde bulunur.

Gündelik hayatta bu tür işlerin yapımı alışmış kişilerce kolay olarak anlatılabilir ama ilk içine girdiğinizde yeterince zor olduğunu hiç şüphesiz göreceksiniz.

Rejilerde çalışmanın verdiği zorluk bunun yanı sıra yaşadığınız eğlenceleri hiç biryerde bulamazsınız.

Rejilerden geçen kabloların bir metresinin 7,5 milyar lira olduğunu biliyor musunuz?

Ne özelliği var diyecek olursanız inanın adam akıllı hiç bir özelliği yok benim gözümde. Tek özelliği kabloların içerisinde domuz yağı olduğu söyleniyor.

Sırf  bununla birlikte televizyonculuğun maliyetine ekstra maliyetler çıkıyor.

Yaşanan sıkıntılar bir kenara ekonomik anlamda daralmaların olduğu şu dönemlerde Tv’ler hassasiyetleri bir kat daha artıyor.

Kurgu ile ilgili sanırım merak ettiğiniz bazı işler var gibi ? Öyle hissediyorum en azından.

Bir sonraki yazımızda size haber, haberciler, kurgucular ve yayın aşamalarının anlatacağım.

Başka neler anlatabilirim, yavaş yavaş ilk yazıdan sonlara doğru geldikçe makaleler daha da heyecanlı olacak. O an  bir televizyoncunun neler yaşadığın an ve an anlayacaksınız.

Saygılarımla,

Suat…

Televizyon dünyası

By Yonetmen, 19 Ocak 2010

Merhaba bu ilk yazım. Kısaca kendimi tanıtmak gerekirse;

İsmim Suat. Televizyoncuyum uzun süredir de bu işlerle meşgulüm. Teknozat’ta yazmaya başladığım bugünden itibaren sık sık bir araya gelebileceğiz.

Bugün yazımız televizyonlar ve televizyonculuk dünyası ile ilgili olarak.

Herşeyden önce popüler bir meslek olan televizyonculuk, kameramanlık muhabirlik aslında hiç de kolay değildir. Meslek seçimleri her zaman dikkatli yapılması gereken bir konudur. Ben burada size meslek seçiminden ziyade bir televizyonda işler nasıl yürür ? Görüntü nasıl yayına verilir? bu gibi soruların cevaplarını vermeye çalışacağım.

Televizyon çeşitliliği olan bir toplu iletişim aracıdır. Karasal yayın, uydu yayınu ve ulusal yayın bunlara dahildir. Son zamanlarda web tv’de bunların başını çekmektedir. Ama gerek ip tv için ön hazırlıkların net olarak bitmemesi gerekse de alt yapı eksikliği bu duruma şuanda elverişli değildir.

Karasal yayın nedir ? Karasal yayın, sadece şehir içerisinde yayın yapabildiğiniz bir sisteme haizdir. Bu sistem sayesinde bulunduğunuz ilin en yüksek noktasına koyacağınız bir verici ile karşılıklı linklerin birbirlerini görmesi sayesinde yayın yapabilirsiniz.

Bunun haricinde Uydu yayını vardır. Uydu yayını Türksat 1/c veya Türksat 3 / a üzerinden yayına çıkmanızı sağlar. Bunun haricinde Eurotelsat uydusunu da sık sık kullanırlar. Uydu yayını Karasal yayına göre çok daha fazla masraflıdır. Karasal yayında masrafınız olmazken uydu yayınında masrafınız sırf frekans parasıyla birlikte 35 bin Dolar’dır.

Çoğu sistem pahalı olduğundan dolayı yayın uydu aracılığı ile değil metro internet aracılığı ile önce türksat’ın veri merkezine sonrada  oradan uyduya gönderilir. Karasal yayın ile uydu yayını arasında 7 saniyelik gecikmelerin yaşanması da bu nedendendir.

Peki uydu yayını ile karasal yayın arasındaki farklar nelerdir?

En büyük fark hiç şüphesiz ki daha çok kitlelere ulaşımdır. Bunun haricinde bir bireyin hem karasal hemde uydu yayını varsa ve iki farklı şirketse, bunu tek bir yayın olarak izleyicilere sunarlar.

Buna teknik anlamda görüntü birleştirme işi de denmektedir. Bu işlem görüntü mikseri sayesinde yapılmakta olup airbox programı ile yayın sırası belirlenir.

Bir diğer yazımızda reji malzemelerinden bahsedeceğiz. Rejide neler bulunur nelerle yayın yapılır? hangi araç hangi işe yarar.

Şimdilik hoşçakalın.

OfficeFolders theme by Themocracy

Submit your linkClose