Teknozat.Com

İnternet ve Teknoloji Günlüğü

Avea İle Bağlan Doya Doya, Ne Mümkün!

Bir blogcunun en çok vakit geçirdiği yer, tartışmasız şu uçsuz bucaksız internet alemi. Teknoloji geliştikçe de bu alemde geçirdiğimiz vakit artmakta. Özellikle mobil internetin ortaya çıkmasıyla (dikkat yaygınlaşmasıla demiyorum çünkü bu fiyatlarla mümkün görünmüyor) artık her yerden nete girmek mümkün.

Sadede gelelim, yıllardır vodafone kullanırım. Ve 3G nin gelmesi ve kendime ilk akıllı telefonumu (gt s5603) almamla birlikte artık her yerde internete girebilmenin rahatlığını yaşıyordum. Ve açık söyleyeyim bana hiç de masrafı yoktu.

Neyse geçenlerde kullanmakta olduğum tarifenin bana yetmediğine karar verdim. Başka bir tarifeye geçmektense de aveanın her yöne kamu ekstra tarifesine geçmeye karar verdim. Ve transferimi yaptım. Şartlar gayet uygundu aslında, şebeke içi 1600 dk ve şebeke dışı 400 dk ve toplam ödenmesi gereken sabit ücret aylık 30 lira. Sloganlarına uygun bir rarife açıkçası. (Türkiye’nin en çok konuşturan operatörü.)

Klavuzu okudum. Başlıklar ilginçti. Konuş doya doya, eğlen doya doya, bağlan doya doya… Bu kısmı beni yakından ilgilendirdi, bağlan doya oya… Ama ne mümkün!

Vodafone da standart internet ücreti 0,005 kontör/ 1 kb. Aveada ise bu 1 kontör/10 kb. Şimdi hesabımızı yaparsak,  aveada bir mb 100 kontöre geliyor. Vodafone’da ise 1 mb 5 kontör. Aradaki uçuruma dikkat, 95 kontör. (1 mb=1024 kb). Bugün aveadan mesaj gelmiş, iki ay boyunca aylık 5 mb internet bedava… Bu ne cömertlik :)

Şimdi sırf internet için bir vodafone hat almayı düşünüyorum. Keşke avea internet fiyatlarını düzenlese de bunlara hiç gerek kalmasa…

Görüntü mikseri nedir, ne işe yarar?

Merhaba bugün size televizyonculukta sıkça rastlanan deyimlerden birisi olan görüntü mikserinden bahsedeceğim.

Görüntü mikseri diyince aklınıza bir çok soru işareti geliyor, neden bahsedeceğimi merak ediyorsunuz.

Görüntü mikseri, görüntüler arasında geçişin sağlandığı, kameraların kontrol edildiği ve canlı yayınlara girmemizi sağlar. Kabaca bunu öğrendikten sonra özelliklerine geçebiliriz.

Görüntü mikserinde bir tane kol vardır. Resimde görüldüğü gibi ileri geri gidebilen bu kol görüntülerdeki geçişleri mix’li yani soft olarak geçişini sağlar. Yine bununla birlikte bolca düğmeler vardır. Bu düğmeler üst üste dörder adetten 8 tane olan kısmı görüntü geçişlerine yarar. Aynı zamanda mikserin kanalıdır.

Önizleme ve geçiş kanalları ile toplamda 8 kanal vardır. Bunun anlamı şudur, herhangi bir canlı yayında 8 farklı açıdan kamera görüntüsünü yayına verebilirsiniz.

Yine bu mikserlerde Picture and Picture özellikleri vardır. Bu da şu anlama gelir mesala canlı yayında haberleri sunan spiker yayına telefon konuğu aldı. Telefonla bağlanan kişinin elinde sadece fotoğrafı var. O fotoğrafı ekranın istediğiniz köşesine oturtabilirsiniz. Yahutta videoları bölebilir bu özellikle ekranı 4 farklı şekilde kullanabilirsiniz.

Konuyu daha detaylı anlayabilmeniz için size bir mikser tanıtacağım ve nelerin ne işe yaradığını burada öğreneceksiniz.

Roland – Edirol yine bir ilk gerçekleştirerek 8 kanal broadcast standartlarında, yeni nesil tarama dönüştürücü Convertor modüllü, DSK katmanına sahip ekonomik canlı yayın mikseri üretti.

Edirol V-8’in başarılarının ardından Roland firması, 8 kanal olmasının yanı sıra, üzerinde kullanıcının isteklerine cevap verecek birçok özelliği barındıran LVS-800 modelini tüketicinin beğenisine sunuyor.

Oldukça makul fiyatının yanı sıra LVS-800’ün çarpıcı özellikleri arasında;  Chroma ve Luma key, Picture in Picture fonksiyonları ve DSK girişi göze çarpıyor. Edirol LVS-800, kullanıcılarına aynı anda kullanılabilen 2 adet PC ve /veya RGB girişi sağlayarak, yeni nesil grafik kart tabanlı Playout ve KJ sistemleri ile tamamen uyumlu yapısı ile düşük maliyet ve yüksek performans sağlamaktadır.

Edirol LVS-800’ü benzer ürünlerden ayıran başlıca özellikleri arasında; resim masasının tüm girişlerinin izleme amaçlı birer çıkışları olması sebebiyle karmaşık olmayan sistemlerde görüntü dağıtım yükselteci kullanımını ortadan kaldırması, dahili tarama dönüştürücü özelliği ile 1600×1200 çözünürlüğe kadar 2 adet PC ve/veya RGB kaynakların sisteme girişine imkan vermesi sayılabilir. LVS-800 içinde barındırdığı dahili matriks yapısı sayesinde, program ve önizleme çıkışlarına ilaveten seçilebilir yardımcı çıkışlara sahiptir. Ayrıca üzerindeki Tally çıkışı, SNG araçlar ve canlı programlar için ideal kullanım olanağı sağlar.

LVS-800’ün Temel Özellikleri:

  • Broadcast görüntü kalitesi (13.5 MHz, 8-bit, 4:2:2),
  • 1600×1200 çözünülükte aynı anda kullanılabilir 2 adet PC-RGB girişi,
  • NTSC veya PAL çalışabilme,
  • Dahili kare senkronlayıcı,
  • Tally çıkışları,
  • 2-kanal TBC,
  • 12 farklı kullanıcı için hazıfa,
  • Geçiş efektleri; A/B Mix: Cut, Mix (Disvolve, Nam, Fam), Wipe (Hard edge wipe, Soft edge wipe), DSK: (Cut, Mix (disvolve) kullanıcı geçişleri,
  • Video efektler;  A/B Mix Picture in Picture, DSK: Luminance Key, Chroma Key, Picture in Picture,
  • Her bir girişi önizleme çıkışında görebilme,
  • Seçilebilir Aux çıkış katı,
  • Kolay ve anlaşılır kullanım.

Edirol ürünleri hakkında ayrıntılı bilgi için 0216 425 99 66 numaralı telefondan Ateksis’i arayabilirsiniz.

Google Mobil İşletim Sistemi Android

Hayatımızın her alanında farklılıklarıyla göze çarpan google 2013 yılında cebizimi cezbetmeye çalışacak. Uzmanlar Google’ın Android işletim sisteminin 2013 yılında en popüler ikinci yazılım olacağını söylüyor.

Yaptığı devrim gibi niteliklere geçen haftalarda cep telefonu ile tekrar merhaba diyen google hızlı büyümesini sürdürüyor.

Microsoft’ta karşı hızlı büyümesini tamamlayan google, önce google chrome ile ie’nin karşısına çıkmış daha sonra da email sistemleriyle birlikte bu rekabeti kızıştırmıştı.

Teknoloji anlamında dünyanın önce gelen firmalarında n birisi olan google son olarak yeni cep telefonları ve işletim sistemleri ile kullanıcıların karşısına çıktı. Cep telefonlarında Android işletim sistemini geliştiren ve kullanan google yapılan araştırmalar sonucunda pazarın 2013 yılında sahibi olacağına benziyor. Olacak diyoruz çünkü araştırmalar da bunu destekliyor.

IDC araştırma şirketinin raporundan derlenen bilgilere göre, 2009-2013 yılları arasında tüm dünyada 400 milyon civarında akıllı cep telefonu (Smartphone) satılacağı öngörülüyor.

Bu cihazlarda kullanılan Symbian, BlackBerry, Windows Mobile, WebOS ve Android gibi başlıca işletim sistemleri arasında geçen savaşta, rapora göre 2013 yılında Symbian liderliğini korurken Android ikinci sıraya yükselecek.

Android yüklü akıllı cep telefonlarından, 2008 yılında tüm dünyada 690 bin adet satılırken rapora göre 2013 yılında bu rakam 68 milyona yükselecek.

Android, aralarında Intel, Vodafone, Toshiba, Sony Ericsson, LG, Alcatel ve Acer gibi 47 teknoloji devinin bulunduğu Open Handset Alliance konsorsiyumu tarafından destekleniyor.

Motorola Yeni Bir Google Telefonu Geliştiriyor!

Google Nexus One telefonunu çıkarlı henüz bir ay bile olmadan ikinci bir telefon için kolları sıvamış. Bu kez ortak Motorola. Nexus One ın Google için çok büyük bir hayal kırıklığı oldu. Ama yeni adımın bu kadar çabuk olacağını kimse ummazdı.

Haberi thestreet kanalıyla mashable veriyor.

Ve Karşınızda Apple IPAD

1990′ların başında ülkemize yerleşen bilgisayar kültürü aradan geçen senelerde yerini çok daha fazla yeniliklere bıraktı.

Laptop, cep bilgisayarı derken apple’in çıkardığı müthiş buluş piyasaları alt üst edecek gibi.

Uzun zamandır dedikodusu yapılan bu cihaz birkaç gün önce nihayet gündeme oturdu. Apple’ın patronu Steve Jobs’un da katılımıyla San Francisco’da gerçekleşen tanıtıma basın ve medyanın ilgisi büyük oldu.

Konuyla ilgili açıklamalar yapan Steve Jobs, önce Apple’ın geçmişinden bugüne ürün yelpazesini sahneye yansıtırken, sonunda merakla beklenen tablet bilgisayarını kamuoyuna gösterdi. İlginin yoğun olduğu toplantıda bundan sonraki bilgisayar üreticileri nasıl bir atak yapacak merakla bekleniyor.

0.5 inç inceliğinde  olan Apple iPad’in ağırlığı 600 gramı geçmiyor. 9.7 inç’lik bir ekrana sahip olan iPad, tamamen multi-touch yani çoklu dokunmatik ekran teknolojisinden faydalanıyor ve dokunmatik teknolojisinde bir adım daha ileriye gidiyor. 16 GB’lık dahili hafızaya sahip olan iPad’in hafızası 64 GB’a kadar da yükseltilebiliyor. 1 GHz Apple A4 işlemciye sahip olan cihaz, Bluetooth 2.1 teknolojisini de kullanıyor. Pusulası bulunan ve dahili mikrofon ve hoparlörüyle de dikkat çeken iPad’de birçok uygulama da kullanılabiliyor.

Tüm bunları okudunuz sanırım daha da heyecanlandınız. Gerçekten heyecanlanmayacak gibi değil. Apple’ın Mac bilgisayarlarını her gün kullanan birisi olarak kalitesinden ödün vermeyeceğine adım gibi eminim.

Yeni çıkan bu bilgisayarda özellikler saymakla bitmiyor.  iPad ile kitap okuma keyfi bir başka iPad’le birlikte iBooks servisini de kullanıcılarına duyuran Jobs, internet üzerinden tıpkı raftan kitap seçer gibi iBooks portalı üzerinden kitap alınabileceğini ve kullanıcıların bundan böyle iPad üzerinden kitap okuyabileceğini dile getirdi.

Kitapları okurken (animasyon efektiyle gerçek kitap sayfasını çevirir gibi) güzellikleri yaşayacaksınız.  USB bağlantısıyla iPhone ve iPod’larda olduğu gibi bilgisayara bağlanacak olan iPad, WiFi ve 3G bağlantı teknolojilerini de destekliyor.

iPad’lerin fiyatı ne olacak iPad’ler 16, 32 ve 64 GB’lık modelleriyle kullanıcılara sunulacak 3G bağlantısı da fiyatı etkileyen önemli bir faktör olacak. İşte iPad fiyat listesi: 16 GB 32 GB 64 GB WiFi 499 dolar 599 dolar 699 dolar WiFi + 3G 629 dolar 729 dolar 829 dolar iPad’ler ne zaman satışa sunulacak WiFi teknolojili iPad’ler 60 gün sonra, 3G teknolojisini destekleyen iPad modelleri ise 90 gün sonra dünya genelinde satışa sunulacak.

Renaissance – Altyazı İndirme Programı

Linuxta altyazı indirme gibi bir sorununuz yok. En azından arama sorununuz yok çünkü yüklü gelen medya oynatıcısının tümleşik altyazı indirme ugulaması var. Olay şu, iki tıklama ile o an oynatılan filme uygun altyazılar listeleniyor ve sen birini seçip filmin keyfini sürmeye başlıyorsun.

Aynı senaryo windows’ta şöyle, önce google ı açıp oradan filmin adını yazıp altyazı arıyorsun. Onlarca seçenek çıkıyor birini indiriyorsun. Tamam diyorsun artık filmi izleyebilirim ama o da ne, altyaı filme uymuyor. Tekrar deniyorsun. Ya da medya oynatıcının altyazı ayarlarıyla uğraşarak durumu düzeltmeye çalışıyorsun…

Neyse ki birileri bunu görmüş ve altyazı indirmek için bir program yazmış. Siz programa filmin ismini yazıyorsunuz ve o sizin yerinize altyazı sitelerini tarayıp listeliyor. Ve siz de birini indirip izliyorsunuz.

İndir Renaissance

Ama medya player ya da bsplayer ya da vlc player her neyse bunu ubuntudaki gibi tümleşik yapsa ne güzel olur dimi…

BIOS’u Güncelleştirmek!

Bios bilgisayarınızın ilk yüklenen ve bilgisayarınızdaki kurulu işletim sistemine bilgisayardaki donanımı tanımasını sağlayan temel yazılımdır.  Doğal olarak da bilgisayarınıza yüklü olarak gelir.

Anakart üreticileri periyodik olarak bazı açıkları gidermek, yeni çıkan aygıtların tanınmasını sağlamak ve daha hızlı açılış gibi sebeblerle  bios’un güncel versiyonlarını yayınlar. Bu güncelleştirmeler anakart üreticisinin web sitesinden bulunabilir.

BIOS’u güncellemek faydalı bir iştir ancak yapılacak herhangi bir hata bilgisayarınızın bir daha açılmaması gibi çok ciddi bir soruna dönüşebilir. O yüzden bu güncelleştimeyi kendi riskinize ve önlemlerinizi alarak yapın. Örneğin güncelleştireceğiniz bilgisayar bir laptopsa kesinlikle prize takın. Güncelleştirmenin kesilmesi ciddi risktir. İşte güncellemenin nasıl yapılacağı:

1. BIOS’unuzun hangi versiyon olduğunu öğrenin

Öncelikle yapmanız gereken bilgisayarınızda yüklü olan BIOS un hangi versiyon olduğunu bulmaktır.  Bunu Windows sistemlerinde çalıştıra msinfo32 yazıp gelen ekrandan Sistem Özeti sekmesinden görebilirsiniz.

2. Anakart üreticisinin sitesinden en son sürümü öğrenin

Bilgisayarızda yüklü sürümü öğrendikten sonra geriye anakart üreticisinin yayınladığı en son sürümü öğrenmek kalıyor. Bunu anakartınızın markasına göre sitesine gidip öğrenebilirsiniz. Burda dikkat etmeniz gereken bilgisayarınızın marka ve model bilgilerinin doğru olması. Anakartınızın modelini bilmiyorsanız CPU-Z bu programı kurup mainboard sekmesine bakarak öğrenebilirsiniz. Herşey yolundaysa son sürümü indirebilirsiniz.

3. İlgili dökümanı dikkatlice okuyun

Bios sürümünün yanında muhakkak ilgili bir döküman bulunacaktır, o dükümanı herhangi bir yanlışa düşmemek için dikkatlice okuyun.

4. BIOS’u güncelleyin

Ve son basamak, biosu güncellemek. Bunu bazı bilgisayarlarda yapmak çok basittir. İndireceğiniz uygulamayı çalıştırmanız ve yönergeleri takip etmeniz yeterlidir ama bazıları ise başlangıç cd si oluşturmanızı isterler. Bir önceki dökümana göre bunlardan birini yaparak biosunuzu güncelleyin.

Ve son :)

Kamera seçimi ve önemi

VHS dedik, mini dv dedik, dv cam dedik en sonunda geldi Hd ve Full hd.

Fotoğraf makinası ve kameralarda bu özelliklerin bir çoğuna rastladık ve hayatımızda oldu.

Kamera alırken çoğu insan ihtiyaçlarının fazlasını alıyor.

Nedir bu diyecek olursanız, sistem HD’yi desteklemiyor ama sırf adından dolayı yani HD yazdığından dolayı kameranın Hd olmasını istiyor.

Kamera alırken seçim yapmak çok iyidir. Nasıl bir kullanım yapacağımızı bilmemiz gerekiyor herşeyden önce.

Profesyonel mi ? yoksa bunu alsam bu bana epey yeter bende idare ederim düşüncesi mi ?

Tüm bunları düşünürken elbettek sıkıntılı zamanlar oluyor ve olacak.

Uzun yıllar bu işi yapan birisi olarak kamera alırken nelere dikkat edeceğiniz konusunda sizlere yardımcı olmaya çalışayım.

Kamera alırken dikkat edilecek husular nelerdir;

1- Neye göre alacağınıza karar verin: Günlük yaşam mı profesyonel bir sistem mi?

2- Aldığınız kameranın video formatı kurgu setinizi desteklesin.

3- Aldığınız kameranın özellikleri sisteminizle çakışmasın ve uyumlu olsun

4- Gündelik yaşam ile işi birbirinden ayırın.

Peki hangi kamerayı alsam daha iyi olur düşüncesinde olduğunuzu duyar gibiyim, DVD’li mi alayım? yoksa mini dv kasetlimi ? yoksa harddiske kayıt yapanları mı ?

Aslında mantıklı düşünüldüğü zaman bunun cevabı basit. Hergün televizyonu izliyoruz? Büyük televizyonlardaki kameraman arkadaşlar genelde haber için sony dsr 400 veya 450 kullanırlar.

Maçlarda bu kamera modeli betacam yahut panasonic P2′ye dönüşür.

Tabii bu kameraların fiyatları aşağı yukarı sıfır bir orta grup arabayla aynı fiyatta olduğu için siz bunlara hiç gelmeyin.

Yıllardır çalıştığım ve tecrübelerime dayanarak gündelik işlerinizde mini dv kullanacağınız bir kamera alın.

Hd kameraları destekleyecek sistemlerin Türkiye’de tam oturmaması , şimdi bu durumu zora sokabilir.

Yok ben çektiğimi hemen bilgisayarıma kaydedeyim diyorsanız da ozaman harddiskli bir kamera almanızda fayda olacaktır.

Burada bir başka önemli konuda yedek malzemesinin bulunup bulunmama konusudur. Kamera alırken yedek malzemeyi de temin etmeye çalışın.

Umarım yardımcı olabilmişimdir. Diğer yazımda kurgu sistemleriyle ilgili bir kıyaslama yapacağım.

Selamlar…

Web Tv kurmanın püf noktaları

Gelişen teknoloji ile televizyonlar yerini web tv’lere bırakmaya başladı. Türkiye’deki en ciddi adımı atan Hürriyet kendi web tV’sini kurarak büyük bir başarıya imza attı. On TV ise bu konuda biraz daha geri kaldı diyebiliriz. On TV’nin ilk elde ettiği başarılı düşünceler uygulanamayınca işler de karıştı.

Peki bir web tv kurmak için nelere gerek duyarız.

Herşey önce fikirde bitiyor. web TV kurarken canlı yayın yapılıp yapılmayacağına bakmak gerekiyor.

Canlı yayın yapılmadan kurulacak olan web tvlerin sağdan soldan toplanan videolarla değil, kendi prodüksiyonları ve özgün içerikleriyle kullanıcıların karşısında geçmesi gerekmekte.

Yayınlanan videoları her yerde izleme imkanına sahipken sizin web tv’niz neden ziyaret edilsin ki ?

Burada önemli olan konu böyle bir düşünce de insanlara neler verebilirim ve karşı taraftan ne gibi beklentilerim olabilir düşüncesidir.

İnsanlara iyi şeyler vermek gerekiyor ki, karşılığında maddi veya manevi bir dönüşümü olsun.

WEB TV’den canlı yayın yapmak…

web tv üzerinden canlı yayın yapmak mümkün ama bunun için gereksinimlere ihtiyaç var.

Nedir bunlar diye soracak olursanız , bir web adresi, sunucu, profesyonel bir yapı için reji ortamı, stüdyolar, kameralar vs.

Bu konuyla ilgili ülkemizde ciddi çalışmalar yapan bir tek firma bulunmaktadır . Her konuda güvenebileceğiniz Avkom Teknoloji firmasını arayarak yahutta bürolarına giderek konuyla ilgili detaylı bilgiler alabilrsiniz.

Tüm bunların maliyeti elbetteki yüksek olacaktır. Fakat üzülmeyin basit işlerle de bu yayını yapabilirsiniz.

Kameradan aldığınız görüntüyü windows media player ile birlikte internete anında verebilirsiniz. Bunu yapabilmek içinde güçlü bir internet alt yapınızın ve bağlantınızın olması gerekiyor. Bu konuyla ilgili internette bir çok makale yayınlanmıştır. O makaleleri okuyarak konuya daha da vakıf olabilirsiniz.

Başta da dediğim gibi herşey özgünlükten geçmektedir. Düşünceleriniz ve fikirleriniz ne kadar özgünse o kadar iyi işlere imza atabilirsiniz.

Bir diğer yazımızda görüşmek dileğiyle. Konuyla ilgili düşünceleri olanlara yorum kısmından cevaplar vereceğim.

Google, Adsense Yayıncılarının Payını Azaltıyor!

Adsense’ten para kazananınız var mı bilmiyorum ama bu haber blogcuları üzecek. Çünkü Digital Inspiration’da çıkan bir yazıya göre google adsense yayıncılarına verdiği payda bir indirime gidiyor.

Şöyle de bir şey var, google zaten daha önce yayıncılara kazandığının ne kadarını verdiğini açıklamamıştı. Yani indirime gittiğini nerden bileceğiz ya da bu indirim ne kadar olacak?

Aslına bakarsanız bu sorular beni pek ilgilendirmiyor, çünkü adsense kazandırmıyor bana :) Ama bunun da bir açıklaması var elbet. Şu grafiğe bakarak konuyu kavrayabilir ya da şu linkten detayları okuyabilirsiniz:

Q1 ‘09 Q2 ‘09 Q3 ‘09 Q4 ‘09
What Google earned from AdSense (in billion) $1.64 $1.68 $1.80 $2.04
What Google paid to AdSense publishers (in billion) $1.23 $1.24 $1.33 $1.47
Percentage share of AdSense Publishers 75.0% 73.8% 73.9% 72.1%

Google is Reducing Share of AdSense Publishers

Web 2.0′nin geleceği, İzlenmesi gereken trendler!

Mashable.Com da Web İkinin geleceği ile ilgili bir yazı var. Ve bu sene izlenmesi ve dikkat edilmesi gereken, yükselişe geçecek trendler ve noktalara dikkat çekilmiş. Bunlar şüphesiz ülkemiz için de geçerli. İşte bu trendler:

İnternet heryerden ulaşılabilir olacak: 3g nin gelmesi, internet bağlantı ücretlerinin ucuzlaması ile internet gerçekten de heryerden ulaşılabilir durumda. Standart bir vodafone kullanıcısı olarak çok rahat cep telefonumla her yerden internete girebiliyorum ve bu bana sms ücreti kadar bile yansımıyor.

İnternete ulaşım sadece bilgisayarlarla olmayacak: Bu zaten çoktan olan birşey. Artık netbooklar, el üstü bilgisayarlar ve dokunmatik ekranlı akıllı cep telefonları moda. Web girişimleri de bu akımı dikkate almak zorunda ve alıyor. Bir çok blogcu web sitesini mobil uyumlu duruma getirmiş durumda. Küçük bir blog olan teknozatı bile cep telefonlarından binlerce ziyaretçisi var (aylık).

Web medya merkezli olacak: Yazmaya tweetlemeye, bloglamaya devam edeceğiz ama medya içerikli uygulamalar daha bir önplana çıkacak. Youtube, hulu, farmville gibi…

Sosyal medya internetin en büyük bileşeni olacak: Facebook, twitter gibi sosyal medya devleri daha da büyüyecek ve internete hakim olacak.

2010 un Türk girişimciler için de iyi bir yıl olması dileğiyle.

Beynin En Fazla 150 Arkadaşı Olur!

İngiliz antropolog Robin Dunbara göre bir insanın sahip olabileceği en fazla arkadaş 150. Yani fazlası ile beyin başedemiyor. Şaşırtıcı olan ise bunun facebook ile de özdeşleştirilmesi ve facebook verilerinin de bunu doğrulaması. Eğer facebook arkadaşlarıyla böbürlenen arkadaşınız varsa bu sayfayı gösterebilirsiniz onlara :)

Windows Açılışındaki Programları Engellemek!

Windowsun yavaşlamasının en büyük nedenlerinden biri de bilgisayar açılışında açılan ve yüklenmek bilmeyen programlar. Bu bilgisayarın açılma süresini uzattığı gibi bilgisayarın olağan hızını da yavaşlatır. Bu programları normalde arama satırına “msconfig” yazıp karşımıza çıkan ekrandan “başlatma” sekmesine tıklayarak, yüklenmesini istemediğimiz programları kapatabiliyoruz.

Ama burası o kadar hassas bir bölüm ki, microsoftun burası için bir savunma düşünmemiş olması gerçekten şaşırtıcı. Çünkü herhangi bir uygulama kolayca burayı suistimal edebilir ve kendini buradaki açılışta yüklenecek programların arasına koyabilir.

Microsoft düşünmese de birileri düşünmüş ve seçilen program harici programların yüklenmesini engelleyn bir uygulama yazılmış. Uygulamayı geliştiricinin sayfasından indirip kullanabilirsiniz: Disable Startup

İnternet Sansürlerine Haritalı Protesto!

Türkler bazı yönleri ile dünyaca ünlü bloglarda çokça anılan bir ırk oldu. :) İlk önce techcrunch.com da facebook ve friendfeedi ne kadar çok kullandığımızla ilgili konu olduk şimdi de internet sansürüne verdiğimiz tepki ile readwriteweb de… Sesimizi birilerine duyurma konusunda epey yol katetmişiz anlaşılan. Umarım bir gün de kendi girişimlerimizdebaşarılı olmayı öğreniriz de başkaları bize seslerini duyurmaya çalışır. Ne dersiniz hoş olmaz mı?

Sansür Protestosu: Taksim

Facebook ve Türkler: How Facebook And FriendFeed Became Turkish Delights

Reji ve yayın teknolojileri

Bir önceki yazımda televizyon dünyası ile ilgili çeşitli bilgiler vermiştim. Bugün o bilgilere ek olarak sunacağım bilgilerle nasıl yayın yapılacağı öğrenebileceksiniz.

Yayının geçtiği yer hiç şüphesiz ki Rejidir. Reji elemanları da bunun için kıymetli bir zümreyi oluşturmaktadır.

Kameralardan alınan görüntüler veya prodüksiyon hizmetleri çeşitli alet ve programlar vasıtasıyla yayına verilir. Peki yayın yapılması için hangi araçlara ve programlara ihtiyaç duyarız.

1- Ses mikseri

2- Görüntü Mikseri

3- en az 6 tane bilgisayar

4- Uydu alıcıları

5- Metro İnternet

6- Diğer sarf malzemeler

Yayını almak için ya kameralardan görüntüyü aktarırız bilgisayara yada canlıl yayın veya prodüksiyon anlamında alırız. Bu tür düzenlemelerde öncelikli ihtiyacımız olan ekipmanlar bilgisayardır. Ana kumandanın bağlı olduğu bilgisayar ile airbox programı yardımıyla görüntü girişi yapılır. Matrix cihazı ve görüntü mikseriyle de yayın verilir.

Eğer ki yayını yapacak bir çanak anteniniz yoksa (çok pahalıdır bu) metro internet vasıtasıyla Ankara’daki Türksat genel merkezine veriler gönderilir ve yayın oradan izleyicilerin ekranına gelir. Uydu ile karasal anlamdaki yayınlarda gecikmelerin yaşanması bu sebeptendir.

Diğer önemli olan bilgilerden birisi de KJ bilgisayarıdır. KJ bilgisayarı, içerisinde yüklü programıyla yayınlanan görüntülerin üzerinde logo, alt yazı, reklam gibi envanterlerin girmesini sağlar. Tv üzerinde gördüğünüz hemen hemen her şey Kj bilgisayarlarıdan girilmiş yazılardır. Bu nedenle Kj operatörleri de önemli bir görevde bulunur.

Gündelik hayatta bu tür işlerin yapımı alışmış kişilerce kolay olarak anlatılabilir ama ilk içine girdiğinizde yeterince zor olduğunu hiç şüphesiz göreceksiniz.

Rejilerde çalışmanın verdiği zorluk bunun yanı sıra yaşadığınız eğlenceleri hiç biryerde bulamazsınız.

Rejilerden geçen kabloların bir metresinin 7,5 milyar lira olduğunu biliyor musunuz?

Ne özelliği var diyecek olursanız inanın adam akıllı hiç bir özelliği yok benim gözümde. Tek özelliği kabloların içerisinde domuz yağı olduğu söyleniyor.

Sırf  bununla birlikte televizyonculuğun maliyetine ekstra maliyetler çıkıyor.

Yaşanan sıkıntılar bir kenara ekonomik anlamda daralmaların olduğu şu dönemlerde Tv’ler hassasiyetleri bir kat daha artıyor.

Kurgu ile ilgili sanırım merak ettiğiniz bazı işler var gibi ? Öyle hissediyorum en azından.

Bir sonraki yazımızda size haber, haberciler, kurgucular ve yayın aşamalarının anlatacağım.

Başka neler anlatabilirim, yavaş yavaş ilk yazıdan sonlara doğru geldikçe makaleler daha da heyecanlı olacak. O an  bir televizyoncunun neler yaşadığın an ve an anlayacaksınız.

Saygılarımla,

Suat…